<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi Forum - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/</link>
		<description><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi Forum - http://www.kirklareliuniversitesi.net]]></description>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 08:26:15 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[geçme ve kalma]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-gecme-ve-kalma.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 09:51:39 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-gecme-ve-kalma.html</guid>
			<description><![CDATA[arkadaşlar ben geçme ve kalma hakkında birkaç soru  soracağım ben bir dersten dc almışım ama transkript senaryosunda bu ders kişaretli aynı ders transkripte işaretli değil <br />
ben geçtim mi kaldım mı bilmiyorum danışman hocamız ulaşacağımız bir numara yada e-mail adresi vermemiş  bir de şuanda bir ders notuna itiraz edebilir miyim  edeceksemde bunu nasıl yapacağım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[arkadaşlar ben geçme ve kalma hakkında birkaç soru  soracağım ben bir dersten dc almışım ama transkript senaryosunda bu ders kişaretli aynı ders transkripte işaretli değil <br />
ben geçtim mi kaldım mı bilmiyorum danışman hocamız ulaşacağımız bir numara yada e-mail adresi vermemiş  bir de şuanda bir ders notuna itiraz edebilir miyim  edeceksemde bunu nasıl yapacağım.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CNN Türk'te RİZE konuşuldu]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-cnn-turk-te-rize-konusuldu.html</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 08:01:56 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-cnn-turk-te-rize-konusuldu.html</guid>
			<description><![CDATA[Bakanımız Hayatı yazıcı, İş adamı Abdulrahim Albayrak ve sanatçı Sinan özen'in konuk olduğu programda Rize konuşuldu. Güzel muhabbetler ortaya çıktı ancak eksik olan çok şey var diye düşünüyorum. Tabi ki zamanın da kısa olmasına bağlayabiliriz bu durumu.<br />
<br />
Buyurun Video<br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/xnvsil&amp;related=0" width="420px" height="336px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><font color="red"><a href="member.php?action=register"><strong>Üye olmayanlar linkleri göremez Ücretsiz üyelik için tıklayınız.</strong></a></font> <br /></noembed></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bakanımız Hayatı yazıcı, İş adamı Abdulrahim Albayrak ve sanatçı Sinan özen'in konuk olduğu programda Rize konuşuldu. Güzel muhabbetler ortaya çıktı ancak eksik olan çok şey var diye düşünüyorum. Tabi ki zamanın da kısa olmasına bağlayabiliriz bu durumu.<br />
<br />
Buyurun Video<br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/xnvsil&amp;related=0" width="420px" height="336px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><font color="red"><a href="member.php?action=register"><strong>Üye olmayanlar linkleri göremez Ücretsiz üyelik için tıklayınız.</strong></a></font> <br /></noembed></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yurtta Konaklama]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-yurtta-konaklama.html</link>
			<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 12:39:59 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-yurtta-konaklama.html</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar samsunda okuyorum ve kırklareli/babaeski ye 1 hafta gibi gelmem gerekiyor. kırklarelinde erkek yurdunda konaklayabilir miyim.. ve alternatif konaklayabileceğim yerler konusunda fikirleriniz var mı ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar samsunda okuyorum ve kırklareli/babaeski ye 1 hafta gibi gelmem gerekiyor. kırklarelinde erkek yurdunda konaklayabilir miyim.. ve alternatif konaklayabileceğim yerler konusunda fikirleriniz var mı ?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kelly Clarkson - Behind These Hazel Eyes ]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-kelly-clarkson-behind-these-hazel-eyes.html</link>
			<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 07:04:16 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-kelly-clarkson-behind-these-hazel-eyes.html</guid>
			<description><![CDATA[Şarkıya youtube den rastladım çok hoşuma gitti. Bir kaç kez dinledim daha çok sevdim derken şu an son ses dinliyorum <img src="images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" /> Değişik jenerasyonları da mevcut ancak ben en çok bunu sevdim. Şu an mahalleli bu şarkıyı dinliyor desem yalan olmaz <img src="images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" /><br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/yipoOY56MbM&amp;rel=0&amp;fs=1" width="425px" height="344px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><font color="red"><a href="member.php?action=register"><strong>Üye olmayanlar linkleri göremez Ücretsiz üyelik için tıklayınız.</strong></a></font> <br /></noembed></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;">Şarkının sözlerini isteyen olur diye bunları da ekleyeyim <img src="images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" /></span><br />
Türkçesine hiç bakmadım anladığım da pek bir yer yok ancak müzik oldukça başarılı..<br />
<br />
Seems like just yesterday<br />
You were a part of me<br />
I used to stand so tall<br />
I used to be so strong<br />
Your arms around me tight<br />
Everything, it felt so right<br />
Unbreakable, like nothin' could go wrong<br />
Now I can't breathe<br />
No, I can't sleep<br />
I'm barely hanging on<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes<br />
<br />
I told you everything<br />
Opened up and let you in<br />
You made me feel alright<br />
For once in my life<br />
Now all that's left of me<br />
Is what I pretend to be<br />
So together, but so broken up inside<br />
'Cause I can't breathe<br />
No, I can't sleep<br />
I'm barely hangin' on<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes<br />
<br />
Swallow me then spit me out<br />
For hating you, I blame myself<br />
Seeing you it kills me now<br />
No, I don't cry on the outside<br />
Anymore...<br />
Anymore...<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şarkıya youtube den rastladım çok hoşuma gitti. Bir kaç kez dinledim daha çok sevdim derken şu an son ses dinliyorum <img src="images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" /> Değişik jenerasyonları da mevcut ancak ben en çok bunu sevdim. Şu an mahalleli bu şarkıyı dinliyor desem yalan olmaz <img src="images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" /><br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/yipoOY56MbM&amp;rel=0&amp;fs=1" width="425px" height="344px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><font color="red"><a href="member.php?action=register"><strong>Üye olmayanlar linkleri göremez Ücretsiz üyelik için tıklayınız.</strong></a></font> <br /></noembed></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;">Şarkının sözlerini isteyen olur diye bunları da ekleyeyim <img src="images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" /></span><br />
Türkçesine hiç bakmadım anladığım da pek bir yer yok ancak müzik oldukça başarılı..<br />
<br />
Seems like just yesterday<br />
You were a part of me<br />
I used to stand so tall<br />
I used to be so strong<br />
Your arms around me tight<br />
Everything, it felt so right<br />
Unbreakable, like nothin' could go wrong<br />
Now I can't breathe<br />
No, I can't sleep<br />
I'm barely hanging on<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes<br />
<br />
I told you everything<br />
Opened up and let you in<br />
You made me feel alright<br />
For once in my life<br />
Now all that's left of me<br />
Is what I pretend to be<br />
So together, but so broken up inside<br />
'Cause I can't breathe<br />
No, I can't sleep<br />
I'm barely hangin' on<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes<br />
<br />
Swallow me then spit me out<br />
For hating you, I blame myself<br />
Seeing you it kills me now<br />
No, I don't cry on the outside<br />
Anymore...<br />
Anymore...<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes<br />
<br />
Here I am, once again<br />
I'm torn into pieces<br />
Can't deny it, can't pretend<br />
Just thought you were the one<br />
Broken up, deep inside<br />
But you won't get to see the tears I cry<br />
Behind these hazel eyes]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Simyacı Kitap Özeti]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-simyaci-kitap-ozeti.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:44:48 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-simyaci-kitap-ozeti.html</guid>
			<description><![CDATA[KİTABIN ADI: Simyacı<br />
KİTABIN YAZARI: Brezilyalı Eski Şarkı Söz Yazarı Paulo COELHO’dur. Çeviren : Özdemir İNCE<br />
YAYINEVİ VE ADRESİ:Can Yayınları, Hayriye Cad.No:2 Galatasaray / İSTANBUL<br />
BASIM YILI 1988 yılında basılmıştır. Dünyanın dört bir yanında satılan ve okunan kitap Türkiye’de ise 1996 yılından beri basılmakta olup en son 1999 yılında 62 nci basımını yaptı.<br />
KİTABIN KONUSU:<br />
İspanyadan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü. Sanki bir nasihatname; “yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğu nasıl kuracaksın?” sorularına yanıt aranan bir yaşam ve ahlak kılavuzu olarak yayınlanmıştır.<br />
KİTABIN ÖZETİ:<br />
Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. Santiago, okuldan arta kalan zamanlarında babasına ait koyun sürüsünü otlatmaya götürür, bu sayede dağ, taş, tepe demeden Endülüs’ü gezerdi. Onaltı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar.<br />
Santiago’nun sırtında bir heybesi ve içinde de yatarken yastık olarak başının altına koyduğu bir kitabı ve yamçası vardı. Önce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur. Bazen “Papaz okuluna Tanrı’yı aramak için nasıl gidebilirdim?” diye düşünüp bunun kendisini sıktığını düşleyip tekrar kendi yazıgısı doğrultusunda bir başka yolculuğa çıkıyordu. Ancak dünya çok büyüktü, sonu gelmiyordu. Kısa bir süre de olsa koyunlarının kendisine yol göstermesine izin verse de sonunda bir yığın ilginç şeyler keşfederek tekrar onların peşinde sürüklenmekteydi. Her gün yeni bir yere gittikleri otlaklar değiştiği halde bazen mevsimlerin bile birbirine benzemediğini dahi anlamıyorlardı. Koyunların yiyecek ve sudan başka bir kaygıları yoktu. Dağ, taş, köy kasaba geçip akşam hava karardığında koyunları kurtlara karşı emniyete alacak müsait bir yer bulduklarında yatıyor ve sabah hava aydınlanıncada tekrar aynı şekilde gezmeye başlıyordu.<br />
Ancak akşam yattığında uykusunda gördüğü rüyaların da etkisinde kalarak; gördüğü bir düşün gerçekleşme olasılığının yaşamını ilginçleştireceğini düşünüyor ve o şekilde hareket ediyordu. Romanın ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağı ona rüyasında söylenmişti. Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır. Falcı kadın, kendisine tatmin edici bir cevap veremez, ancak bulacağı hazinenin onda birini kendisine vermesini ister. Bunun üzerine bir daha düşlere inanmamaya karar vererek oradan ayrılır ve yine koyunlarıyla dolaşmaya devam eder. Ancak daha sonra geldiği kasabada karşılaştığı ve kendisini Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Sarayına davet eder ve çobanı bir teste tabi tutar. Bir yemek kaşığının içine sıvı yağ koyarak kaşığı ağzında tutarak sarayını gezmesini ister. Bu testin amacı, “mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan” der. Çoban, mesajı almıştır. Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak üzere iki adet gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını taşıyan bu taşları “zora düştüğün zamanlarda kullanırsın ancak kendi kararını kendin vermeye çalış” der.<br />
Santiago, falcı kadından ve yaşlı adamdan aldığı işaretlerden sonra Mısır’a gitmek için önce koyun sürüsünü satar ve parasını cebine koyarak yola çıkar. Afrika’nın bir liman şehri olan Tanca’da kendisinin turizm danışmanı olduğunu söyleyen bir Arap çocuğu ile tanışır, Mısıra gidebilmek için sahranın geçilmesinin gerektiği bunun içinde deve almak üzere Arap çocuk ile beraber pazara giderler. Fakat Arap paralarla birlikte kaçarak Santiago’yu bu şehirde parasız pulsuz bırakır. Bunun üzerine Santiago para kazanmak için bir billuriyeci dükkanında çalışmaya başlar. Billuriyeci ile ilişkilerini geliştirdikçe ikisinin de hayallerinin benzer olduğunu farkeder. Ancak billuriyecinin yıllardır kutsal yolculuğa (hacca) gidişini gerçekleştiremediğini öğrenir ve hayallerine ulaşmak için daha değişik yöntemlerle para kazanmalarının gerektiğini anlatır. 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Santiago yeterli parayı kazanarak tekrar yola koyulur. Yolda bir İngiliz’le karşılaşır. İngiliz de aslında simyacıyı aramak için çölü geçmek istemektedir. Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.<br />
Santiago, çölden de daha birçok şey öğrenebileceğini düşünerek dikkatli gözlemler yapmaktadır. Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguldür. Yolda karşılaştıkları güçlüklerde kendi kişisel menkıbelerini aramak üzere yola çıktıklarını söylüyorlardı. Kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimse, “her şey bir ve tek şeydir” sonucuna varır ve neye ihtiyacı varsa onu elde edebileceğini bilirdi. Simyacı, evrendeki sonsuz yolculuğunda en büyük sorunun her şeyin bir ve tek olduğunu anlamak ve bu biricik şeyin kendi gerçek görevini yerine getirmesiyle her şeyin mümkün olacağını bilirdi.<br />
Santiago, yüreğinin söylediklerini dikkatle dinleyerek çölde ilerlemesine devam etti.Karşılaştıkları güçlükler karşısında hep kendi kişisel menkıbesine güvendi ve sonunda kumullar tepesine ulaştı. Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordu. Dizüstü düşüp ağladı ve kişisel menkıbesine ulaşırken rastladığı insanlar için Tanrı’ya şükretti. Hazineye ulaşmak için kumulu bütün gece boyunca kazdı. Sabah gün doğarken doğruldu ve piramitlere baktı. “Gerçekte kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir” diye düşündü. Piramitlerin de ona gülümsediğini hissederek yüreği neşeyle dolu olarak o da piramitlere gülümsedi. Sonunda hazinesini bulmuştu.<br />
Sonuç olarak; Romanın kahramanı Santiago babasının verdiği parayla aldığı koyun sürüsü ile birlikte geceyi geçirdiği eski, yıkık bir kilise bahçesindeki incir ağacı altındadır. Sabah uyandığında gerçekten bulunduğu yeri kazmış ve içi mücevher dolu bir sandık bularak rüyasında gördüğü ve Mısır’a piramitlere kadar gidip bulmayı arzuladığı hazineye kavuşmuştur.<br />
KİTABIN ANA FİKRİ :<br />
İnsanlar kendi kişisel menkıbelerinin doğroltusunda ilerlemeli ve hedefledikleri şeyleri gerçekleştirmek için önlerindeki engelleri azimle aşmalıdırlar.<br />
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br />
Santiago’ nun elindeki sürüsünü satarak parasını araba kaptırması onun herşeye çok kolay inanan saf bir insan olduğunun göstergesidir. Ayrıca Santiago her türlü zorloğa rağmen bunları aşmış ve hedefine ulaşmıştır.<br />
Salem kralı ise Santiago’ ya elindeki kaşıkla sarayı dolaşmasını istemiş ve o ilk turda gözünü yağdan ayırmamıştır ama çevresindeki güzelliklerin hiç birini görememiştir. İkinci turda ise çevresine bakmaktan yağı damlatmıştır. Böylece kral Santiago’ ya ‘ Mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan. ’ diyerek güzel bir ders vermiştir.<br />
YAZAR HAKKINDA BİLGİ:<br />
Poulo COELHO Rio de Janeiro’ da doğdu. Roman yazarlığına başlamadan önce, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve sevilen bir şarkı sözü yazarıydı. COELHO, 1986 yılında Hiristiyanların, Batı Avrupa’ dan başlayıp ispanya’ da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel haç yolculuğunu yaptı; bu deneyimini 1987 yılında yayımladığı The Pilgrimage (hac) adlı kitabında anlattı. 1988 yılında yayımlanan ikinci kitabı Simyacı COELHO’yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. Öteki kitapları ; Brida, Valkürler ve son yazdığı Piedra Irmağının Kıyısına Oturdum, Ağladım’ dır. Simyacı 42 ülkede yayımlandı 26 dile çevrildi. Bu kitap COELHO’yu Gabriel Garcia Marquez’ in arkasından en çok okunan Latin Amerikalı yazarlardan biri konumuna getirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KİTABIN ADI: Simyacı<br />
KİTABIN YAZARI: Brezilyalı Eski Şarkı Söz Yazarı Paulo COELHO’dur. Çeviren : Özdemir İNCE<br />
YAYINEVİ VE ADRESİ:Can Yayınları, Hayriye Cad.No:2 Galatasaray / İSTANBUL<br />
BASIM YILI 1988 yılında basılmıştır. Dünyanın dört bir yanında satılan ve okunan kitap Türkiye’de ise 1996 yılından beri basılmakta olup en son 1999 yılında 62 nci basımını yaptı.<br />
KİTABIN KONUSU:<br />
İspanyadan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü. Sanki bir nasihatname; “yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğu nasıl kuracaksın?” sorularına yanıt aranan bir yaşam ve ahlak kılavuzu olarak yayınlanmıştır.<br />
KİTABIN ÖZETİ:<br />
Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. Santiago, okuldan arta kalan zamanlarında babasına ait koyun sürüsünü otlatmaya götürür, bu sayede dağ, taş, tepe demeden Endülüs’ü gezerdi. Onaltı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar.<br />
Santiago’nun sırtında bir heybesi ve içinde de yatarken yastık olarak başının altına koyduğu bir kitabı ve yamçası vardı. Önce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur. Bazen “Papaz okuluna Tanrı’yı aramak için nasıl gidebilirdim?” diye düşünüp bunun kendisini sıktığını düşleyip tekrar kendi yazıgısı doğrultusunda bir başka yolculuğa çıkıyordu. Ancak dünya çok büyüktü, sonu gelmiyordu. Kısa bir süre de olsa koyunlarının kendisine yol göstermesine izin verse de sonunda bir yığın ilginç şeyler keşfederek tekrar onların peşinde sürüklenmekteydi. Her gün yeni bir yere gittikleri otlaklar değiştiği halde bazen mevsimlerin bile birbirine benzemediğini dahi anlamıyorlardı. Koyunların yiyecek ve sudan başka bir kaygıları yoktu. Dağ, taş, köy kasaba geçip akşam hava karardığında koyunları kurtlara karşı emniyete alacak müsait bir yer bulduklarında yatıyor ve sabah hava aydınlanıncada tekrar aynı şekilde gezmeye başlıyordu.<br />
Ancak akşam yattığında uykusunda gördüğü rüyaların da etkisinde kalarak; gördüğü bir düşün gerçekleşme olasılığının yaşamını ilginçleştireceğini düşünüyor ve o şekilde hareket ediyordu. Romanın ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağı ona rüyasında söylenmişti. Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır. Falcı kadın, kendisine tatmin edici bir cevap veremez, ancak bulacağı hazinenin onda birini kendisine vermesini ister. Bunun üzerine bir daha düşlere inanmamaya karar vererek oradan ayrılır ve yine koyunlarıyla dolaşmaya devam eder. Ancak daha sonra geldiği kasabada karşılaştığı ve kendisini Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Sarayına davet eder ve çobanı bir teste tabi tutar. Bir yemek kaşığının içine sıvı yağ koyarak kaşığı ağzında tutarak sarayını gezmesini ister. Bu testin amacı, “mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan” der. Çoban, mesajı almıştır. Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak üzere iki adet gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını taşıyan bu taşları “zora düştüğün zamanlarda kullanırsın ancak kendi kararını kendin vermeye çalış” der.<br />
Santiago, falcı kadından ve yaşlı adamdan aldığı işaretlerden sonra Mısır’a gitmek için önce koyun sürüsünü satar ve parasını cebine koyarak yola çıkar. Afrika’nın bir liman şehri olan Tanca’da kendisinin turizm danışmanı olduğunu söyleyen bir Arap çocuğu ile tanışır, Mısıra gidebilmek için sahranın geçilmesinin gerektiği bunun içinde deve almak üzere Arap çocuk ile beraber pazara giderler. Fakat Arap paralarla birlikte kaçarak Santiago’yu bu şehirde parasız pulsuz bırakır. Bunun üzerine Santiago para kazanmak için bir billuriyeci dükkanında çalışmaya başlar. Billuriyeci ile ilişkilerini geliştirdikçe ikisinin de hayallerinin benzer olduğunu farkeder. Ancak billuriyecinin yıllardır kutsal yolculuğa (hacca) gidişini gerçekleştiremediğini öğrenir ve hayallerine ulaşmak için daha değişik yöntemlerle para kazanmalarının gerektiğini anlatır. 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Santiago yeterli parayı kazanarak tekrar yola koyulur. Yolda bir İngiliz’le karşılaşır. İngiliz de aslında simyacıyı aramak için çölü geçmek istemektedir. Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.<br />
Santiago, çölden de daha birçok şey öğrenebileceğini düşünerek dikkatli gözlemler yapmaktadır. Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguldür. Yolda karşılaştıkları güçlüklerde kendi kişisel menkıbelerini aramak üzere yola çıktıklarını söylüyorlardı. Kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimse, “her şey bir ve tek şeydir” sonucuna varır ve neye ihtiyacı varsa onu elde edebileceğini bilirdi. Simyacı, evrendeki sonsuz yolculuğunda en büyük sorunun her şeyin bir ve tek olduğunu anlamak ve bu biricik şeyin kendi gerçek görevini yerine getirmesiyle her şeyin mümkün olacağını bilirdi.<br />
Santiago, yüreğinin söylediklerini dikkatle dinleyerek çölde ilerlemesine devam etti.Karşılaştıkları güçlükler karşısında hep kendi kişisel menkıbesine güvendi ve sonunda kumullar tepesine ulaştı. Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordu. Dizüstü düşüp ağladı ve kişisel menkıbesine ulaşırken rastladığı insanlar için Tanrı’ya şükretti. Hazineye ulaşmak için kumulu bütün gece boyunca kazdı. Sabah gün doğarken doğruldu ve piramitlere baktı. “Gerçekte kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir” diye düşündü. Piramitlerin de ona gülümsediğini hissederek yüreği neşeyle dolu olarak o da piramitlere gülümsedi. Sonunda hazinesini bulmuştu.<br />
Sonuç olarak; Romanın kahramanı Santiago babasının verdiği parayla aldığı koyun sürüsü ile birlikte geceyi geçirdiği eski, yıkık bir kilise bahçesindeki incir ağacı altındadır. Sabah uyandığında gerçekten bulunduğu yeri kazmış ve içi mücevher dolu bir sandık bularak rüyasında gördüğü ve Mısır’a piramitlere kadar gidip bulmayı arzuladığı hazineye kavuşmuştur.<br />
KİTABIN ANA FİKRİ :<br />
İnsanlar kendi kişisel menkıbelerinin doğroltusunda ilerlemeli ve hedefledikleri şeyleri gerçekleştirmek için önlerindeki engelleri azimle aşmalıdırlar.<br />
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br />
Santiago’ nun elindeki sürüsünü satarak parasını araba kaptırması onun herşeye çok kolay inanan saf bir insan olduğunun göstergesidir. Ayrıca Santiago her türlü zorloğa rağmen bunları aşmış ve hedefine ulaşmıştır.<br />
Salem kralı ise Santiago’ ya elindeki kaşıkla sarayı dolaşmasını istemiş ve o ilk turda gözünü yağdan ayırmamıştır ama çevresindeki güzelliklerin hiç birini görememiştir. İkinci turda ise çevresine bakmaktan yağı damlatmıştır. Böylece kral Santiago’ ya ‘ Mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan. ’ diyerek güzel bir ders vermiştir.<br />
YAZAR HAKKINDA BİLGİ:<br />
Poulo COELHO Rio de Janeiro’ da doğdu. Roman yazarlığına başlamadan önce, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve sevilen bir şarkı sözü yazarıydı. COELHO, 1986 yılında Hiristiyanların, Batı Avrupa’ dan başlayıp ispanya’ da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel haç yolculuğunu yaptı; bu deneyimini 1987 yılında yayımladığı The Pilgrimage (hac) adlı kitabında anlattı. 1988 yılında yayımlanan ikinci kitabı Simyacı COELHO’yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. Öteki kitapları ; Brida, Valkürler ve son yazdığı Piedra Irmağının Kıyısına Oturdum, Ağladım’ dır. Simyacı 42 ülkede yayımlandı 26 dile çevrildi. Bu kitap COELHO’yu Gabriel Garcia Marquez’ in arkasından en çok okunan Latin Amerikalı yazarlardan biri konumuna getirdi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Edebiyat ders notları]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-edebiyat-ders-notlari.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:42:10 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-edebiyat-ders-notlari.html</guid>
			<description><![CDATA[SINAV KAZANDIRAN ALTIN EDEBİYAT BİLGİLERİ<br />
<br />
Sevgili öğrenciler, aşağıda gerek deneme sınavlarında gerek yazılılarda gerekse merkezi sınavlarda en çok karşımıza çıkan bilgileri derledim.  Aşağıda tek bir tane bile gereksiz, ayrıntı diyebileceğimiz bilgi bulunmamaktadır. Normal ders kitaplarına çalıştıktan sonra bu altın bilgileri sınav öncesinde dikkatle okumanızı tavsiye ediyorum.<br />
         Yusuf Kenan DURMUsOgLU<br />
<br />
1. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziyah Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir. <br />
<br />
2. Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır:<br />
 - Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler.<br />
 - Mehmet Rauf = Siyah İnciler <br />
 - Yakup Kadri  = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan<br />
 - Ruşen Eşref Ünaydın = Damla Damla <br />
 - Sabahattin Kudret Aksal = Mavi<br />
   <br />
3.  Şiirden bağımsız olan, tek başına bir anlam taşıyan dizelere “azade mısra (mısra-ı azade) denir.<br />
<br />
4.  Şiirin tek başına dilden dile dolaşan, hafızalarda yer eden en güzel dizesine “mısra-ı berceste” denir.<br />
<br />
5.  Edebiyatımızda aruz ölçüsü ilk kez Kutadgu Bilig adlı eserde kullanılmıştır.<br />
<br />
6. Kısa bir heceyi, ölçü gereği uzun okumaya imale denir. İmale, bir aruz kusurudur.<br />
<br />
7. Zihaf, uzun bir heceyi, ölçü gereği kısaltmaktır. Zihaf, bir aruz kusurudur.<br />
<br />
8. Vasl (Ulama) , Ünsüzle biten bir sözcüğün  son ünsüzünü, ondan sonra gelen ve ünlüyle başlayan sözcüğün ilk hecesine bağlamaktır.<br />
<br />
9. Takti (Kesme), Aruz ölçüsünde duraklardaki kesmedir. Aruz ölçüsünde duraklar sözcükleri bölebilir. <br />
<br />
10. Med, bir uzun heceyi, bir uzun bir kısa hece yapmaktır.<br />
<br />
11. Serbest (Ölçüsüz) şiirin ilk örneklerini Abdülhak Hamit Tarhan, 1913 yılında “Validem” adlı eserinde vermiştir.<br />
<br />
12. Lirik Şiir, Duygusal yönü ağır basan şirlerdir. Bu şiirlerde coşkulu bir anlatım vardır. <br />
<br />
13. Epik Şiir, Savaş, kahramanlık gibi konuları işleyen şiirlerdir.<br />
<br />
14.Pastoral Şiir, Doğa güzelliklerini, köy ve çoban yaşamını işleyen şiirlerdir.<br />
<br />
15. Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan pastoral şiirlere “eglog” denir.<br />
<br />
16. Bir çobanın ya da ozanın ağzından kır yaşamının güzelliğini, çekiciliğini anlatan pastoral şiirlere “idil” denir. <br />
<br />
17. Didaktik Şiir, düşüncenin ağır bastığı, bilgi vermeyi amaçlayan öğretici şiirleridir. <br />
 <br />
18. Satirik Şiir, Toplum yaşamındaki yanlışlıkları, düzensizlikleri, eksikleri, kişilerin yanlışlarını alaylı bir dille anlatan şiirlere ‘Satirik Şiir’ denir. <br />
<br />
19. Satirik şiirler, Divan edebiyatında “hicviye” , Halk edebiyatında “taşlama” adıyla anılır.<br />
<br />
20. Dramatik Şiir, manzum tiyatro yapıtlarındaki şiirlerdir. Hayatın acıklı, komik, korkunç yönlerini konu edinir. <br />
<br />
21. Koşuklar, Aşık edebiyatındaki koşmaların karşılığıdır. Bu nedenle koşmayla koşuk arasında çeşitli bakımlardan benzerlikler vardır.<br />
 <br />
22. Bilinen en eski sagu, Alp Er Tunga Sagusu’dur.<br />
<br />
23. Sagunun Halk edebiyatındaki karşılığı ağıt, Divan edebiyatındaki benzeri (karşılığı)  mersiyedir.<br />
<br />
24. Sav, günümüzdeki atasözünün karşılığıdır.<br />
<br />
25. Mani, genellikle tek dörtlükten oluşur. 7’li hece ölçüsüyle oluşturulur. Konuya giriş için söylenen ilk iki dizeye “doldurma dize” denir. Asıl düşünce, ileti ise son iki dizede bulunur. <br />
<br />
26.Türkü,genellikle üçer ya da dörder dizeli bentler ve her bendin sonunda tekrarlanan “kavuştak” ya da “bağlama” adı verilen nakarat dizelerinden oluşur.<br />
<br />
27. Divan edebiyatında manzum olarak oluşturulan bilmecelere “lugaz” denir.<br />
<br />
28. Koşmalar, konularına göre şu türlere ayrılır :<br />
Güzelleme: Aşk, sevgi ve doğa güzelliklerini işleyen koşmalardır.<br />
Koçaklama : Kahramanlık, savaş gibi konuları işleyen koşmalardır.<br />
Taşlama : Herhangi bir kişiyi ya da toplumdaki aksaklıkları eleştiren koşmalardır.<br />
Ağıt : Bir kişinin ölümünden duyulan acıyı dile getiren koşmalardır.<br />
29. Koşma nazım biçimi, İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki “koşuk” ; Divan edebiyatındaki “gazel” ile benzerlik gösterir.<br />
<br />
30. Semainin koşma nazım biçiminden ayrılan yönleri kendine özgü bir ezgiyle söylenmesi ve 8’li hece ölçüsüyle oluşturulmasıdır.<br />
<br />
31. Kimin tarafından yazıldığı bilinmeyen destanlara doğal destan, yazarı bilinen destanlara yapay destan denir. <br />
<br />
*Bozkurt – Doğal Destan (Göktürk)<br />
*Türeyiş – Doğal Destan (Uygur)<br />
*Nasihat Destanı – Yapay Destan (Karacaoğlan)<br />
*Genç Osman Destanı – Yapay Destan (Kayıkçı Kul Mustafa)<br />
* Çanakkale Şehitlerine – Mehmet Akif Ersoy<br />
* Üç Şehitler Destanı – Fazıl Hüsnü Dağlarca <br />
<br />
32. İlahiler, Bektaşilikte “nefes” ; Alevilikte ise “deme” adını alır. <br />
<br />
33. Nutuk, tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek, onları bilgilendirmek amacıyla söylenen didaktik şiirlerdir. <br />
<br />
34. Şathiye, Tanrıyla konuşur gibi söylenen, inançlardan alaycı bir dille söz edilen şiirlerdir. <br />
<br />
35. Hikmet, dini ,ahlaki, felsefi konuları işleyen öğüt şiirleridir. <br />
<br />
36. Gazeller, aruz ölçüsüyle, 5-15  beyit arasında oluşturulur. Gazelin ve kasidenin uyak düzeni “aa/ba/ca/da… ”biçimindedir. <br />
<br />
37. Gazelin ilk beyitine “matla” , son beyitine “makta” , en güzel beyitine “beyt’ül-gazel” , şairin mahlasını (takma adını) söylediği beyte “taç beyit” denir. <br />
<br />
38. Divan edebiyatında parça güzelliği benimsendiği için gazellerde de genellikle konu birliği yoktur. Beyitleri arasında konu birliği olan gazellere “yek – ahenk gazel” denir. Bütün beyitleri birbirinden güzel olan gazellere ise “yek – avaz gazel” denir. <br />
<br />
39. Bazı gazeller beyitler tam ortasından bölünerek dörtlük biçimine getirilir. Bu şekilde oluşturulan gazellere “musammat gazel” denir.<br />
<br />
40. Kaside, din ve devlet büyüklerini övmek için yazılan ve bir karşılık beklenen şiirlerdir. Beyitlerle oluşturulur, gazel gibi (aa/ba/ca …) uyaklanır. Beyit sayısı genellikle 33-93 arasında değişir. <br />
<br />
41. Methiye, kasidenin en önemli bölümüdür. Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür. Bu bölüm kasidenin en uzun bölümüdür. <br />
<br />
42. Tegazzül, kasidenin arasında kullanılan, onunla aynı ölçü ve uyakta olan gazeldir. <br />
<br />
43. Fahriye, şairin kendini övdüğü bölümdür. <br />
<br />
44. Mesnevi, divan edebiyatının en uzun nazım biçimidir. Uzun aşk öyküleri ve dini, tasavvufi, ahlaki öyküler genellikle mesnevi nazım biçiminde yazılmıştır. (aa/bb/cc/dd …) uyaklıdır.<br />
<br />
45.  Beş mesneviden oluşan eserlere “hamse” denir. <br />
<br />
46. Edebiyatımızdaki ilk mesnevi Yusuf Has Hacip‘in  Kutadgu Bilig adlı eseridir. Türk edebiyatının önemli mesnevilerinden bazıları şunlardır :<br />
<br />
  Garipname   ---------- Aşık Paşa <br />
  İskendername   ------ Ahmedi<br />
  Harname  ------------  Şeyhi <br />
  Mantıku’t Tayr  ------ Gülşehri <br />
  Hayriye   -------------  Nabi <br />
  Hayrabad    ----------- Nabi <br />
  Hüsn ü Aşk  ---------  Şeyh Galip <br />
<br />
47. Müstezat, gazelin dizelerinin her birinin ardına kısa dizeler eklenerek yazılan şiir biçimidir. Eklenen bu kısa dizelere “ziyade” adı verilir.<br />
<br />
48. Terkib-i bentin edebiyatımızdaki en güzel örneklerini Bağdatlı Ruhi, ve Ziya Paşa vermiştir. <br />
<br />
49. Bir şairin, başka bir şairin şiirini konu ve biçim yönünden örnek alarak aynı ölçü, aynı uyak ve aynı redifle yazdığı benzer şiire “nazire” adı verilir. <br />
<br />
50. Terci-i bendin edebiyatımızdaki en güzel örneklerini Ziya Paşa ve Şeyh Galip vermiştir. <br />
<br />
51. Rubainin Dünya edebiyatındaki en büyük ustası Ömer Hayyam’dır. <br />
<br />
52. Türk şairlerin, Halk edebiyatı ürünü olan maniden etkilenerek Divan edebiyatına kazandırdıkları nazım biçimi tuyuğdur.<br />
<br />
53. Türk edebiyatında tuyuğ nazım biçiminin en önemli ustaları Kadı Burhanettin ve Ali Şir Nevai’dir. <br />
<br />
53. Türk şairlerin türküden etkilenerek Divan edebiyatına kazandırdıkları nazım biçimi şarkıdır. <br />
<br />
54. Şarkı nazım biçiminin  öncüsü ve en başarılı temsilcisi, 18.yüzyıl sanatçısı, Lale Devri şairi Nedim’dir. <br />
<br />
55. Mersiye, Divan edebiyatında önemli bir kimsenin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getiren şiir türüdür. <br />
<br />
56. Hicviye, Divan edebiyatında herhangi bir kişiyi, olayı, durumu yermek (eleştirmek) için yazılan şiirlerdir. Hicvin en başarılı örneklerini Nef’i vermiştir. <br />
<br />
57. Allah’ın varlığını, birliğini işleyen şiirlere Divan edebiyatında tevhit denir.<br />
<br />
58. Münacat, Allah’a yalvarış, yakarış şiirleridir.<br />
<br />
59. Hz. Muhammed’i övmek ona olan sevgiyi anlatmak için yazılan şiirlere naat denir.<br />
<br />
60. Hz Muhammed’in doğumunu anlatan şiirlere mevlid denir..<br />
<br />
61. Mevlid türünün en başarılı örneğini Süleyman Çelebi Vesiletü’n-Necat adlı eseriyle vermiştir.<br />
<br />
62. Sone nazım biçimi Türk edebiyatında ilk kez  Servet-i  Fünun döneminde kullanılmıştır.<br />
<br />
63. Dante’nin İlahi Komedya adlı eseri terzarima nazım biçiminin en önemli örnekleri arasında yer alır.<br />
<br />
64.  Servet-i Fünun döneminde müstezat serbestleştirilerek  serbest müstezat adında yeni bir nazım biçimi oluşturulmuştur.<br />
<br />
65. Serbest müstezat, aruz ölçüsünün klasik kalıplarının bozulmasıyla oluşturulan bir nazım biçimidir. Serbest müstezatta aynı şiirde birden çok aruz kalıbı bir arada bulunur.<br />
<br />
66. Serbest müstezatın en başarılı örneklerini Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Ahmet Haşim vermiştir.<br />
<br />
67. İnsan dışındaki varlıkların konuşturulmasına dayalı olan söz sanatına İntak (Konuşturma) denir.<br />
68. İntak sanatının olduğu her yerde “teşhis” de vardır.<br />
<br />
69.  Şiirde satır başlarındaki harflerle yukarıdan aşağı anlamlı kelimeler oluşturma sanatına “akrostiş” denir.<br />
<br />
70. Türk edebiyatında ilk makaleyi “Şinası” yazmıştır. Bu makale “Tercüman-ı Ahval” gazetesinde “Mukaddime” adıyla yayımlanmıştır.<br />
<br />
71. Fıkra türünün ilk başarılı örneğini Ahmet Rasim vermiştir.<br />
<br />
72.  Fıkra ile makale arasındaki temel fark fıkranın bir düşünceyi kanıtlama amacı gütmemesine karşılık makalenin kanıtlama amacı gütmesidir.<br />
<br />
73. Deneme türünün öncüsü Fransız yazar Montaigne’dir. Edebiyatımızda ise en başarılı denemeci Nurullah Ataç’tır.<br />
<br />
74.  Sohbet (söyleyişi) türüyle deneme türü arasındaki temel fark şudur : Sohbet türünde  yazar karşısındakiyle konuşuyormuş gibi (senli benli anlatım) yazar.Deneme türünde yazar kendiyle konuşuyormuş gibi (benli anlatım) yazar.<br />
<br />
75. Türk edebiyatında anı türünün ilk örneği olarak Babürşah’ın Babürname adlı eseri kabul edilir.<br />
<br />
76. Seydi Ali Reis’in Mirat’ül – Memalik adlı eseri ilk gezi (seyahatname) eserlerimizdir.<br />
<br />
77. Biyografi türüyle benzerlik gösteren eserlere divan edebiyatında “tezkire” denir. Ayrıca peygamberlerin yaşamlarını anlatanlara “siyer”  denir.<br />
<br />
78. İlk tezkireyi 15.yüzyılda Çağatay edebiyatının büyük şairi Ali Şir Nevai Mecalisü’n  Nefais adıyla yazmıştır.<br />
<br />
79.  Otobiyografiyle biyografi arasındaki fark; otobiyografide yazar, kendi hayatını anlatırken; biyografide yazar, başka birini hayatını anlatır.<br />
<br />
80. Fuzuli’nin Şikayetname adlı düzyazı  örneği, edebi mektup  türünün  gerçek  anlamda  ilk örneklerindendir.<br />
<br />
81. Mektup türünü kullanarak roman yazma tekniğini ilk kez Hüseyin Rahmi “Mutallaka” adlı romanında  denemiştir. Halide Edip Adıvar’ın “Handan” adlı romanı da mektuplardan oluşur.<br />
82. Masallarda “Bir varmış bir yokmuş.” diye başlayan bölüme döşeme adı verilir.<br />
<br />
83. Hayvanları konuşturma sanatına fabl denir.<br />
<br />
84. Fablın bilinen en eski örneği Hint edebiyatında Pançantahtra (Arapça çevirisi Kelile ve Dimne); eski Yunan edebiyatında ise Aisopos masallarıdır.<br />
<br />
85. Batı’da La Fontaine fabl türünün en ünlüsüdür.<br />
<br />
86. Olayın hikayesinin kurucusu Fransız Guy  de Maupassant’tır. Bizim edebiyatımızda da olay hikayesinin en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir.<br />
<br />
87. Durum hikayesinin dünya edebiyatındaki kurucusu Anton Çehov’dur.  Bizim edebiyatımızda durum hikayesinin en önemli yazarları şunlardır; Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal…<br />
<br />
88. Hikaye (öykü) türünün dünya edebiyatındaki ilk örneklerini İtalyan yazar Boccacio’ “Decameron” öyküleri ile vermiştir.<br />
<br />
89. Türk edebiyatının ilk yazılı metinleri Göktürk Yazıtlarıdır. (Orhun Abideleri)<br />
<br />
90. Dede Korkut Hikayeleri desten geleneğinden halk öykücülüğüne geçişin ilk izlerini taşır.<br />
<br />
91. Hikaye türünün Batılı anlamda ilk sağlam ve güzel örneği  Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” adlı yapıtıdır.<br />
<br />
92. Töre romanı gelenek ve görenekleri anlatan romanlardır. <br />
<br />
93. Egzotik roman, yabancı ülkelerin doğa ve insanlarını anlatan roman türüdür. <br />
94. Tezli roman belli bir düşünceyi savunan romandır.<br />
<br />
95. Monolog, kişinin kendi kendisiyle konuşmasıdır. <br />
<br />
96. Diyalog kişilerin karşılıklı konuşmasıdır.<br />
<br />
97.  Cervantes’in Don Kişot adlı eseri dünya edebiyatında yazılan ilk romandır. <br />
<br />
98. İlk çeviri romanımız, Yusuf Kamil Paşa’nın 1859’da Fenelon’dan çevirdiği Telemaque ( Telemak) adlı romandır.<br />
<br />
99. İlk yerli roman, Şemsettin Sami’nin “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı eseridir.<br />
<br />
100. İlk edebi romanımız Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir.<br />
<br />
101. İlk gerçekçi (realist) roman Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası”dır.<br />
<br />
102. Batılı anlamda ilk edebi, kusursuz ve realist romanlar, Halit Ziya Uşaklıgil’in “Mai ve Siyah” ve  “Aşk-ı Memnu” adlı romanlarıdır.<br />
<br />
103. İlk psikolojik roman, Mehmet Rauf’un “Eylül” adlı romanıdır. En başarılı psikolojik romanımız, Peyami Safa’nın “9.Hariciye Koğuşu”dur.<br />
<br />
104. İlk Tezli Roman Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı eseridir.<br />
<br />
105. İlk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” romanıdır.<br />
<br />
106. İlk tarihi roman Namık Kemal’in “Cezmi” romanıdır.<br />
<br />
107. Antik tiyatronun iki türü olan trajedi ve komedinin kaynağı Bağ Bozumu Tanrısı  Dionysos adına yapılan törenlerdir.<br />
<br />
108. Yaşamın acıklı yönlerini kendine özgü kurallarla sahnede yansıtmak; ahlak, erdem örneği göstermek için yazılmış manzum tiyatro eserine trajedi denir.<br />
<br />
109. İzleyiciyi güldüren, eğlendiren ve eğlendirirken düşündüren tiyatro türüne komedi denir.<br />
<br />
110. Abartılı hareketlerle sivri esprilerle güldürmeyi amaçlayan komedilere fars(kaba güldürü), gerçekte güldürücü olmayan bir olayı gülünçleştirerek işleyen komedilere parodi yergiye dayanan komedilere satir, bir kişinin karakterini ortaya koymak için yazılan komedilere karakter komedisi  denir.<br />
<br />
111. Töre komedisi, toplumun gülünç ve aksak  yanlarını konu alan komedidir. Moliere’in Gülünç Kibarlar, Gogol’un Müfettiş Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eseri töre komedisidir.<br />
<br />
112. Yaşamın acıklı ve gülünç yönlerini bir arada yansıtan tiyatro türüne dram denir.<br />
<br />
113. Shakespeare, klasik tiyatronun zaman ve yer birliği kurallarını yıkmıştır. Ayrıca acıklı ve gülünç  olayları sahnede iç içe vererek dramın ilk örneklerini vermiştir.<br />
<br />
114. Fransız romantiklerinden Victor Hugo “Cromwell” adlı eserinin ön sözünde dramın özelliklerini açıklar.<br />
<br />
115. Epik tiyatro Bertolt Brecht tarafından geliştirilmiştir.<br />
<br />
116. Epik tiyatroda seyircinin gerçek yaşamından kopup kendini oyuna kaptırması önlenir. Bunun için, olaylar arasında amaçlı kopukluklar yaratılır.<br />
<br />
117. Türk tiyatrosunda Haldun Taner, “Keşanlı Ali Destanı” adlı eseri ile epik tiyatro örneği vermiştir.<br />
<br />
118. Türk tiyatrosunda, batılı anlamda ilk eser, Şinasi’nin Tanzimat döneminde yazdığı  “Şair Evlenmesi” adlı bir perdelik komedidir. <br />
<br />
119. Sahnelenen ilk tiyatro ise Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” adlı eseridir.<br />
<br />
120. Ortaoyununun en önemli iki kişisi Kavuklu ve Pişekar’dır. Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz’ün, Pişekar da Hacivat’ında karşılığıdır.<br />
<br />
121. Orta oyununda kadın rolünü oynayan ve kadın kılığına girmiş erkeğe zenne  denir.<br />
<br />
122. Meddahlık için tek kişilik tiyatro diyebiliriz.<br />
<br />
123. Karagöz ve Ortaoyunun Meddah oyunu ile farkı; Meddah oyunun tek kişilik gösteri olmasıdır.<br />
<br />
124. Koşukların ilk örneklerine Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügati’t Türk adlı eserinde rastlıyoruz.<br />
<br />
125. İslamiyet öncesindeki sagu; Halk edebiyatında “ağıt”, Divan edebiyatında “mersiye” adını alır.<br />
126. İslamiyet öncesindeki Sav; Halk edebiyatında “atasözü” Divan edebiyatında ise “Darb-ı mesel” adını almıştır.<br />
<br />
127. İlk Müslüman Türk Devleti Karahanlılardır.<br />
<br />
128. Kırgızların “Manas Destanı” dünyanın en uzun destanıdır.<br />
<br />
129. Dünya Destanları;<br />
<br />
1-Şehname: İranlıların destanı olup “Firdevsi” tasarından yazıya geçirmiştir.<br />
2-Mahabarata, Ramayana: Hintlilerin doğal destanlarıdır.<br />
3-Şinto: Japonların doğal destanıdır.<br />
4-Kalevela: Finlilerin doğal destanıdır.<br />
5-İlyada ve Odysseia: Yunanlıların doğal destanı olup “Homeros” yazıya geçirmiştir.<br />
6-İgor: Rusların doğal destanıdır. Destanda Kıpçaklar ile Ruslar arasındaki savaşlar anlatılır.<br />
7-Nibelungen : Almanların bu doğal destanında Hun-Germen savaşları anlatılır.<br />
8-Cihanson de Roland: Fransızların bu doğal destanlarında Fransızlar ve Müslümanlar arasındaki savaşlar anlatılır.<br />
9-Anaid: Latinlerin doğal destanı olup “Virgillus” yazıya geçirmiştir.<br />
10-Gılgamış<img src="images/smilies/confused.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Confused" title="Confused" />ümerlerin doğal destanıdır.<br />
<br />
Yapma (Suni) Destanlar:<br />
1-Aeneis:Vergillus (Latin edebiyatı)<br />
2-Henriad: Voltaire (Fransız edebiyatı)<br />
3-Oslusiçdas: Camoens (Portekiz edebiyatı)<br />
4-Kaybolmuş Cennet: Milton (İngiliz edebiyatı)<br />
5-Kurtarılmış Kudüs:Tasso (İtalyan edebiyatı)<br />
6-Çılgın Orlando: Ariosto (İtalyan edebiyatı)<br />
7-İlahi Komedya: Dante (İtalyan edebiyatı)<br />
8-Çanakkale Şehitlerine: M.Akif Ersoy (Türk edebiyatı)<br />
9-Üç Şehitler Destanı: F.Hüsnü Dağlarca (Türk edebiyatı)<br />
10-Selçuk Name: Yazıcıoğlu Mehmet <br />
<br />
130. Türkler sırasıyla; Göktürk, Uygur, Arap ve Latin alfabesini kullanmışlardır<br />
<br />
131.  Yazılı edebiyatımızın ilk şiirleri Uygur Türkçesiyle eser vermiş olan Aprınçur Tigin’e aittir. Diğer bir deyimle Aprınçur Tigin bilinen ilk şairimizdir. <br />
<br />
132. Orhun Kitabeleri’nin yazarları Vezir Bilge Tonyukuk ve Yollug Tigin’dir. <br />
<br />
133. Göktürk yazıtları ( Orhun Kitabeleri) İlk kez Danimarkalı bilgin Thomsen  tarafından okunmuştur.<br />
<br />
134. Uygur Alfabesiyle yazılan önemli iki eser  “Altun Yaruk” ve “Sekiz Yükmek” adlı eserlerdir.<br />
<br />
135. İslamiyet etkisinde yazılan ilk eserimiz “Kutadgu Bilig” Yusuf Has Hacip tarafından 1070’te kaleme alınmıştır.<br />
<br />
136. “Kutadgu Bilig”  Türk edebiyatında aruz ölçüsüyle yazılan ilk eserdir.<br />
137. “Kutadgu Bilig”  Edebiyatımızın ilk mesnevisidir.<br />
<br />
138. Divan-ı Lügati’t Türk, Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin zengin bir dil olduğuna ıspatlamak amacıyla “Kaşgarlı Mahmut” tarafından kaleme alınmıştır.<br />
<br />
139. Divan-ı Lügati’t Türk, Türkçenin ilk sözlüğü ve dilbilgisi kitabıdır.<br />
<br />
140. Atabet’ül Hakayık ”Gerçeklerin Eşiği” anlamına gelen eser, 12.yüzyılın başlarında Edip Ahmet Yükneki tarafından Hakaniye lehçesi ile kaleme alınmıştır. Eser aruz ölçüsü ve mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır.<br />
<br />
141. Divan-ı Hikmet, 12.yüzyılda Türk tasavvuf edebiyatının kurucusu Türkistanlı Hoca Ahmet Yesevi tarafından kaleme alınmıştır. ”Hikmet”, Ahmet Yesevi’nin şiirlerine verdiği isimdir. Nazım birimi dörtlük olan eser, koşma nazım biçimi ve hece vezniyle yazılmıştır.<br />
<br />
142. Halk şairlerinin hayat hikayeleri ve şiirleri “Cönk” adı verilen eserlerde toplanmıştır.<br />
<br />
143. Divan edebiyatçılarının dili ; Arapça, Farsça ve Türkçenin karışımından doğan Osmanlıcadır. Şiirlerde ölçü olarak da “aruz ölçüsü” kullanılmıştır.<br />
<br />
144. Sinan Paşa’nın “Tazarruname’si” süslü nesrin en önemlisidir.<br />
<br />
145. Hikemi (Didaktik) Şiir Akımının edebiyatımızdaki öncüsü ve en güçlü temsilcisi Nabi’dir. Bu yüzden Hikemi şiir akımı, “Nabi ekolü” olarak da bilinir.<br />
<br />
146. Mahallileşme akımı, halk söyleyişi ile divan tarzı söyleyişinin birleşiminden doğmuştur. Bu akımın en etkili örnekleri  18.yüzyılda Nedim’le verilmiştir.<br />
<br />
147. Hoca Dehhani , Divan şiirinin bilinen ilk şairidir.<br />
<br />
148. Çarhname, Dini-ahlaki öğütlerin verildiği didaktik bir manzumedir.(Ahmed Fakih)<br />
<br />
149. Mevlana manzum ve mensur eserlerini Farsça yazmıştır. Onun Arapça gazelleri de vardır. <br />
<br />
150. Makalat, Tasavvufi düşüncelerin anlatıldığı bu eser  Arapça kaleme alınmıştır. (Hacı Bektaşi)<br />
151. Yunus Emre Tasavvuf edebiyatındaki “ilahi”nazım türünün en önemli ustasıdır. 1995 yılı UNESCO tarafından “Yunus Emre Sevgi Yılı” olarak ilan edilmiş Yunus Emre’nin  Risaletin Nushiye  adlı eseri mesnevi nazım şekli ile yazılmıştır.<br />
<br />
152. Mantıku’t- Tayr, Gülşehri tarafından Ünlü İranlı mutasavvıf Ferüdiddin  Attar’ın aynı adı taşıyan eserinden çevrilmiştir.<br />
<br />
153. Aşık Paşa , en önemli eseri olan “Garipname”de Türkçeye önem verilmesi gerektiğini belirtmiş, eserini bilinçli olarak Türkçe yazmıştır. <br />
<br />
154. Ahmedi’nin  İskendername ve Cemşid’ü Hurşit olmak üzere iki önemli eseri vardır. <br />
<br />
155. Azeri sahasında yetişmiş ünlü sanatçı Nesimi, Hurufilik mezhebinin öncüllerindendir. O, Halep’te inancı yüzünden derisi yüzülerek öldürülmüştür.<br />
<br />
156. Kadı Burhanettin, kadılık, vezirlik hükümdarlık yapmış; alim ve şair bir devlet adamıdır. O, Divan edebiyatında Türk nazım şekillerinden olan “tuyuğ”un başarılı örneklerini kazandırmıştır.<br />
<br />
157. Kitab-ı Dede Korkut (Dede Korkut Hikayeleri), Destan geleneğinden halk hikayesine geçişin ilk izlerini taşıyan bu eser, bir önsöz ve on iki hikayeden oluşmaktadır.<br />
<br />
158. Ali Şir Nevai, Muhakemet’ ül Lügateyn adlı eserinde  Türkçe ile Farsçayı karşılaştırarak, Türkçenin Farsçadan daha üstün olduğunu savunmuştur. Mecalisün Nefais adlı eseri ise Türk edebiyatında varlığı bilinen ilk şairler tezkiresidir.<br />
<br />
159. Şeyhi’nin Harname adlı eseri mesnevi nazım şekliyle yazılmış olup Divan edebiyatının en önemli hiciv örneğidir.<br />
<br />
160. Süleyman Çelebi, Divan edebiyatındaki yerini “Vesiletün Necat” adlı mevlidiye almıştır. Onun bu eseriyle edebiyatımızda “mevlit” yazma çığırı açılmıştır.<br />
<br />
161. Avni mahlasıyla şiirler yazan, Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’tir.<br />
<br />
162. Adli mahlasıyla şiirler yazan, 8. Osmanlı padişahı 2.Beyazıt’tir.<br />
<br />
163. Mercimek  Ahmet ‘in en önemli eseri “Kabusname”dir.<br />
164. Fuzuli, ıstırabın insan ruhunu olgunlaştıracağını, ıstırapların da en büyüğünün aşk ıstırabı olduğunu söyleyerek, şiirlerini aşk acısıyla dile getirmiştir.<br />
Eserleri:<br />
-Su Kasidesi: Hz Peygamber’e olan sevgisini dile getirdiği şiiridir.<br />
-Şikayetname: Türk edebiyatındaki en önemli edebi mektuplardan biridir.<br />
<br />
165. Baki, Anadolu ve Rumeli kazaskerlerinde bulunmuş, çok istediği halde şeyhülislam olamamıştır. “Sultanuş Şuara”  unvanıyla bilinmiştir. Kanuni Mersiyesi, Kanuni’ nin ölümü üzerine terkib-i bent biçiminde kaleme aldığı eseridir.<br />
<br />
166. Muhubbi mahlasıyla şiirler yazan, Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’dır.<br />
<br />
167. Babürşah, 16.yüzyılda Çağatay sahasında eser veren önemli isimlerden biridir. Onun “Babürname” adlı eseri, Türk edebiyatının anı (hatıra) türündeki ilk örneklerindendir.<br />
<br />
168. Nefi, önemli bir “kasideve hiciv” şairidir. Döneminin devlet adamalarını sert bir şekilde hicveden sanatçı, Bayram Paşa tarafından boğdurularak öldürülmüştür.  Siham-ı Kaza, Türk hiciv edebiyatının en önemli eserlerindendir. <br />
<br />
169. 17.yüzyıl Divan edebiyatımızın en büyük didaktik şairi Nabi’dir. O “Hikemi tarzı” yani “hikmetli ve öğretici” şiir geleneğini başlatmıştır. “Nabi Ekolü” olarak bilinen bir akımın kurucusudur. <br />
Eserleri: Hayriyye Hayrabat, Surname, TuhfetülHarameyn, Münşeat…<br />
<br />
170. Naili ve Neşati, Sebk-i Hindi’nin edebiyatımızdaki en başarılı temsilcilerindendir.<br />
<br />
171. Aşık Ömer ve Gevheri  Halk edebiyatı şairlerinden olup Divan edebiyatının etkisinde kalmışlardır.<br />
<br />
172. 17. Yüzyıl Halk edebiyatı sanatçılarından olan Kayıkçı Kul Mustafa Yeniçeri Ocağı’ndan yetişmiştir. Genç Osman Destanı onun en önemli eseridir. <br />
<br />
173. Katip Çelebi Eserleri: Cihannüma, Fezleke, Keşfü’zünun, Mizahul Hak.<br />
<br />
174. Evliya Çelebi’nin “Seyahatname” adlı eseri edebiyatımızdaki en önemli gezi yazıları arasındadır.<br />
175. Lale Devri dönemi olarak bilinen zevk ve eğlence içinde geçen yaşantısı 18.yüzyıl edebiyatının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu dönemde yaşamış olan Nedim neşe ve coşku şairidir. Şiirlerinde tamamen din dışı konuları işleyen Nedim “şarkı” türünün bulucusudur.<br />
<br />
176. 18.yüzyılda Halk edebiyatının etkisiyle Divan şiirine “şarkı” nazım şekli girmiştir. <br />
<br />
177. Divan edebiyatında Şeyh Galip ve Nedim gibi önemli sanatçılar da hece vezniyle şiirler yazmıştır.<br />
<br />
178. Divan edebiyatının son büyük şairi “Şeyh Galip”tir. Şeyh Galip’in şiirlerinde Sebk-i Hindi akımının etkisi görülür. Şeyh Galip’ in en önemli eseri “Hüsn-ü Aşk” tır.<br />
<br />
179. Dadaloğlu, Toroslarda yaşayan göçebe Avşar boyu Türkmenlerindendir. Bu boy devlet tarafından yerleşik hayata geçirilmeye çalışılmış ve Dadaloğlu da buna karşı çıkarak bu olaylar üzerine şiirler yazmıştır.<br />
<br />
180. Bayburtlu Zihni’nin en önemli eseri“Sergüzeştname” dir.<br />
<br />
181. Sümmani, Hayali sevgilisi Gülperi’yi bulmak için Uzakdoğu ülkelerini gezmiştir.<br />
<br />
Devam edecek <br />
<br />
<br />
         Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni<br />
Yusuf Kenan DURMUsOgLU]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SINAV KAZANDIRAN ALTIN EDEBİYAT BİLGİLERİ<br />
<br />
Sevgili öğrenciler, aşağıda gerek deneme sınavlarında gerek yazılılarda gerekse merkezi sınavlarda en çok karşımıza çıkan bilgileri derledim.  Aşağıda tek bir tane bile gereksiz, ayrıntı diyebileceğimiz bilgi bulunmamaktadır. Normal ders kitaplarına çalıştıktan sonra bu altın bilgileri sınav öncesinde dikkatle okumanızı tavsiye ediyorum.<br />
         Yusuf Kenan DURMUsOgLU<br />
<br />
1. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziyah Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir. <br />
<br />
2. Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır:<br />
 - Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler.<br />
 - Mehmet Rauf = Siyah İnciler <br />
 - Yakup Kadri  = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan<br />
 - Ruşen Eşref Ünaydın = Damla Damla <br />
 - Sabahattin Kudret Aksal = Mavi<br />
   <br />
3.  Şiirden bağımsız olan, tek başına bir anlam taşıyan dizelere “azade mısra (mısra-ı azade) denir.<br />
<br />
4.  Şiirin tek başına dilden dile dolaşan, hafızalarda yer eden en güzel dizesine “mısra-ı berceste” denir.<br />
<br />
5.  Edebiyatımızda aruz ölçüsü ilk kez Kutadgu Bilig adlı eserde kullanılmıştır.<br />
<br />
6. Kısa bir heceyi, ölçü gereği uzun okumaya imale denir. İmale, bir aruz kusurudur.<br />
<br />
7. Zihaf, uzun bir heceyi, ölçü gereği kısaltmaktır. Zihaf, bir aruz kusurudur.<br />
<br />
8. Vasl (Ulama) , Ünsüzle biten bir sözcüğün  son ünsüzünü, ondan sonra gelen ve ünlüyle başlayan sözcüğün ilk hecesine bağlamaktır.<br />
<br />
9. Takti (Kesme), Aruz ölçüsünde duraklardaki kesmedir. Aruz ölçüsünde duraklar sözcükleri bölebilir. <br />
<br />
10. Med, bir uzun heceyi, bir uzun bir kısa hece yapmaktır.<br />
<br />
11. Serbest (Ölçüsüz) şiirin ilk örneklerini Abdülhak Hamit Tarhan, 1913 yılında “Validem” adlı eserinde vermiştir.<br />
<br />
12. Lirik Şiir, Duygusal yönü ağır basan şirlerdir. Bu şiirlerde coşkulu bir anlatım vardır. <br />
<br />
13. Epik Şiir, Savaş, kahramanlık gibi konuları işleyen şiirlerdir.<br />
<br />
14.Pastoral Şiir, Doğa güzelliklerini, köy ve çoban yaşamını işleyen şiirlerdir.<br />
<br />
15. Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan pastoral şiirlere “eglog” denir.<br />
<br />
16. Bir çobanın ya da ozanın ağzından kır yaşamının güzelliğini, çekiciliğini anlatan pastoral şiirlere “idil” denir. <br />
<br />
17. Didaktik Şiir, düşüncenin ağır bastığı, bilgi vermeyi amaçlayan öğretici şiirleridir. <br />
 <br />
18. Satirik Şiir, Toplum yaşamındaki yanlışlıkları, düzensizlikleri, eksikleri, kişilerin yanlışlarını alaylı bir dille anlatan şiirlere ‘Satirik Şiir’ denir. <br />
<br />
19. Satirik şiirler, Divan edebiyatında “hicviye” , Halk edebiyatında “taşlama” adıyla anılır.<br />
<br />
20. Dramatik Şiir, manzum tiyatro yapıtlarındaki şiirlerdir. Hayatın acıklı, komik, korkunç yönlerini konu edinir. <br />
<br />
21. Koşuklar, Aşık edebiyatındaki koşmaların karşılığıdır. Bu nedenle koşmayla koşuk arasında çeşitli bakımlardan benzerlikler vardır.<br />
 <br />
22. Bilinen en eski sagu, Alp Er Tunga Sagusu’dur.<br />
<br />
23. Sagunun Halk edebiyatındaki karşılığı ağıt, Divan edebiyatındaki benzeri (karşılığı)  mersiyedir.<br />
<br />
24. Sav, günümüzdeki atasözünün karşılığıdır.<br />
<br />
25. Mani, genellikle tek dörtlükten oluşur. 7’li hece ölçüsüyle oluşturulur. Konuya giriş için söylenen ilk iki dizeye “doldurma dize” denir. Asıl düşünce, ileti ise son iki dizede bulunur. <br />
<br />
26.Türkü,genellikle üçer ya da dörder dizeli bentler ve her bendin sonunda tekrarlanan “kavuştak” ya da “bağlama” adı verilen nakarat dizelerinden oluşur.<br />
<br />
27. Divan edebiyatında manzum olarak oluşturulan bilmecelere “lugaz” denir.<br />
<br />
28. Koşmalar, konularına göre şu türlere ayrılır :<br />
Güzelleme: Aşk, sevgi ve doğa güzelliklerini işleyen koşmalardır.<br />
Koçaklama : Kahramanlık, savaş gibi konuları işleyen koşmalardır.<br />
Taşlama : Herhangi bir kişiyi ya da toplumdaki aksaklıkları eleştiren koşmalardır.<br />
Ağıt : Bir kişinin ölümünden duyulan acıyı dile getiren koşmalardır.<br />
29. Koşma nazım biçimi, İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki “koşuk” ; Divan edebiyatındaki “gazel” ile benzerlik gösterir.<br />
<br />
30. Semainin koşma nazım biçiminden ayrılan yönleri kendine özgü bir ezgiyle söylenmesi ve 8’li hece ölçüsüyle oluşturulmasıdır.<br />
<br />
31. Kimin tarafından yazıldığı bilinmeyen destanlara doğal destan, yazarı bilinen destanlara yapay destan denir. <br />
<br />
*Bozkurt – Doğal Destan (Göktürk)<br />
*Türeyiş – Doğal Destan (Uygur)<br />
*Nasihat Destanı – Yapay Destan (Karacaoğlan)<br />
*Genç Osman Destanı – Yapay Destan (Kayıkçı Kul Mustafa)<br />
* Çanakkale Şehitlerine – Mehmet Akif Ersoy<br />
* Üç Şehitler Destanı – Fazıl Hüsnü Dağlarca <br />
<br />
32. İlahiler, Bektaşilikte “nefes” ; Alevilikte ise “deme” adını alır. <br />
<br />
33. Nutuk, tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek, onları bilgilendirmek amacıyla söylenen didaktik şiirlerdir. <br />
<br />
34. Şathiye, Tanrıyla konuşur gibi söylenen, inançlardan alaycı bir dille söz edilen şiirlerdir. <br />
<br />
35. Hikmet, dini ,ahlaki, felsefi konuları işleyen öğüt şiirleridir. <br />
<br />
36. Gazeller, aruz ölçüsüyle, 5-15  beyit arasında oluşturulur. Gazelin ve kasidenin uyak düzeni “aa/ba/ca/da… ”biçimindedir. <br />
<br />
37. Gazelin ilk beyitine “matla” , son beyitine “makta” , en güzel beyitine “beyt’ül-gazel” , şairin mahlasını (takma adını) söylediği beyte “taç beyit” denir. <br />
<br />
38. Divan edebiyatında parça güzelliği benimsendiği için gazellerde de genellikle konu birliği yoktur. Beyitleri arasında konu birliği olan gazellere “yek – ahenk gazel” denir. Bütün beyitleri birbirinden güzel olan gazellere ise “yek – avaz gazel” denir. <br />
<br />
39. Bazı gazeller beyitler tam ortasından bölünerek dörtlük biçimine getirilir. Bu şekilde oluşturulan gazellere “musammat gazel” denir.<br />
<br />
40. Kaside, din ve devlet büyüklerini övmek için yazılan ve bir karşılık beklenen şiirlerdir. Beyitlerle oluşturulur, gazel gibi (aa/ba/ca …) uyaklanır. Beyit sayısı genellikle 33-93 arasında değişir. <br />
<br />
41. Methiye, kasidenin en önemli bölümüdür. Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür. Bu bölüm kasidenin en uzun bölümüdür. <br />
<br />
42. Tegazzül, kasidenin arasında kullanılan, onunla aynı ölçü ve uyakta olan gazeldir. <br />
<br />
43. Fahriye, şairin kendini övdüğü bölümdür. <br />
<br />
44. Mesnevi, divan edebiyatının en uzun nazım biçimidir. Uzun aşk öyküleri ve dini, tasavvufi, ahlaki öyküler genellikle mesnevi nazım biçiminde yazılmıştır. (aa/bb/cc/dd …) uyaklıdır.<br />
<br />
45.  Beş mesneviden oluşan eserlere “hamse” denir. <br />
<br />
46. Edebiyatımızdaki ilk mesnevi Yusuf Has Hacip‘in  Kutadgu Bilig adlı eseridir. Türk edebiyatının önemli mesnevilerinden bazıları şunlardır :<br />
<br />
  Garipname   ---------- Aşık Paşa <br />
  İskendername   ------ Ahmedi<br />
  Harname  ------------  Şeyhi <br />
  Mantıku’t Tayr  ------ Gülşehri <br />
  Hayriye   -------------  Nabi <br />
  Hayrabad    ----------- Nabi <br />
  Hüsn ü Aşk  ---------  Şeyh Galip <br />
<br />
47. Müstezat, gazelin dizelerinin her birinin ardına kısa dizeler eklenerek yazılan şiir biçimidir. Eklenen bu kısa dizelere “ziyade” adı verilir.<br />
<br />
48. Terkib-i bentin edebiyatımızdaki en güzel örneklerini Bağdatlı Ruhi, ve Ziya Paşa vermiştir. <br />
<br />
49. Bir şairin, başka bir şairin şiirini konu ve biçim yönünden örnek alarak aynı ölçü, aynı uyak ve aynı redifle yazdığı benzer şiire “nazire” adı verilir. <br />
<br />
50. Terci-i bendin edebiyatımızdaki en güzel örneklerini Ziya Paşa ve Şeyh Galip vermiştir. <br />
<br />
51. Rubainin Dünya edebiyatındaki en büyük ustası Ömer Hayyam’dır. <br />
<br />
52. Türk şairlerin, Halk edebiyatı ürünü olan maniden etkilenerek Divan edebiyatına kazandırdıkları nazım biçimi tuyuğdur.<br />
<br />
53. Türk edebiyatında tuyuğ nazım biçiminin en önemli ustaları Kadı Burhanettin ve Ali Şir Nevai’dir. <br />
<br />
53. Türk şairlerin türküden etkilenerek Divan edebiyatına kazandırdıkları nazım biçimi şarkıdır. <br />
<br />
54. Şarkı nazım biçiminin  öncüsü ve en başarılı temsilcisi, 18.yüzyıl sanatçısı, Lale Devri şairi Nedim’dir. <br />
<br />
55. Mersiye, Divan edebiyatında önemli bir kimsenin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getiren şiir türüdür. <br />
<br />
56. Hicviye, Divan edebiyatında herhangi bir kişiyi, olayı, durumu yermek (eleştirmek) için yazılan şiirlerdir. Hicvin en başarılı örneklerini Nef’i vermiştir. <br />
<br />
57. Allah’ın varlığını, birliğini işleyen şiirlere Divan edebiyatında tevhit denir.<br />
<br />
58. Münacat, Allah’a yalvarış, yakarış şiirleridir.<br />
<br />
59. Hz. Muhammed’i övmek ona olan sevgiyi anlatmak için yazılan şiirlere naat denir.<br />
<br />
60. Hz Muhammed’in doğumunu anlatan şiirlere mevlid denir..<br />
<br />
61. Mevlid türünün en başarılı örneğini Süleyman Çelebi Vesiletü’n-Necat adlı eseriyle vermiştir.<br />
<br />
62. Sone nazım biçimi Türk edebiyatında ilk kez  Servet-i  Fünun döneminde kullanılmıştır.<br />
<br />
63. Dante’nin İlahi Komedya adlı eseri terzarima nazım biçiminin en önemli örnekleri arasında yer alır.<br />
<br />
64.  Servet-i Fünun döneminde müstezat serbestleştirilerek  serbest müstezat adında yeni bir nazım biçimi oluşturulmuştur.<br />
<br />
65. Serbest müstezat, aruz ölçüsünün klasik kalıplarının bozulmasıyla oluşturulan bir nazım biçimidir. Serbest müstezatta aynı şiirde birden çok aruz kalıbı bir arada bulunur.<br />
<br />
66. Serbest müstezatın en başarılı örneklerini Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Ahmet Haşim vermiştir.<br />
<br />
67. İnsan dışındaki varlıkların konuşturulmasına dayalı olan söz sanatına İntak (Konuşturma) denir.<br />
68. İntak sanatının olduğu her yerde “teşhis” de vardır.<br />
<br />
69.  Şiirde satır başlarındaki harflerle yukarıdan aşağı anlamlı kelimeler oluşturma sanatına “akrostiş” denir.<br />
<br />
70. Türk edebiyatında ilk makaleyi “Şinası” yazmıştır. Bu makale “Tercüman-ı Ahval” gazetesinde “Mukaddime” adıyla yayımlanmıştır.<br />
<br />
71. Fıkra türünün ilk başarılı örneğini Ahmet Rasim vermiştir.<br />
<br />
72.  Fıkra ile makale arasındaki temel fark fıkranın bir düşünceyi kanıtlama amacı gütmemesine karşılık makalenin kanıtlama amacı gütmesidir.<br />
<br />
73. Deneme türünün öncüsü Fransız yazar Montaigne’dir. Edebiyatımızda ise en başarılı denemeci Nurullah Ataç’tır.<br />
<br />
74.  Sohbet (söyleyişi) türüyle deneme türü arasındaki temel fark şudur : Sohbet türünde  yazar karşısındakiyle konuşuyormuş gibi (senli benli anlatım) yazar.Deneme türünde yazar kendiyle konuşuyormuş gibi (benli anlatım) yazar.<br />
<br />
75. Türk edebiyatında anı türünün ilk örneği olarak Babürşah’ın Babürname adlı eseri kabul edilir.<br />
<br />
76. Seydi Ali Reis’in Mirat’ül – Memalik adlı eseri ilk gezi (seyahatname) eserlerimizdir.<br />
<br />
77. Biyografi türüyle benzerlik gösteren eserlere divan edebiyatında “tezkire” denir. Ayrıca peygamberlerin yaşamlarını anlatanlara “siyer”  denir.<br />
<br />
78. İlk tezkireyi 15.yüzyılda Çağatay edebiyatının büyük şairi Ali Şir Nevai Mecalisü’n  Nefais adıyla yazmıştır.<br />
<br />
79.  Otobiyografiyle biyografi arasındaki fark; otobiyografide yazar, kendi hayatını anlatırken; biyografide yazar, başka birini hayatını anlatır.<br />
<br />
80. Fuzuli’nin Şikayetname adlı düzyazı  örneği, edebi mektup  türünün  gerçek  anlamda  ilk örneklerindendir.<br />
<br />
81. Mektup türünü kullanarak roman yazma tekniğini ilk kez Hüseyin Rahmi “Mutallaka” adlı romanında  denemiştir. Halide Edip Adıvar’ın “Handan” adlı romanı da mektuplardan oluşur.<br />
82. Masallarda “Bir varmış bir yokmuş.” diye başlayan bölüme döşeme adı verilir.<br />
<br />
83. Hayvanları konuşturma sanatına fabl denir.<br />
<br />
84. Fablın bilinen en eski örneği Hint edebiyatında Pançantahtra (Arapça çevirisi Kelile ve Dimne); eski Yunan edebiyatında ise Aisopos masallarıdır.<br />
<br />
85. Batı’da La Fontaine fabl türünün en ünlüsüdür.<br />
<br />
86. Olayın hikayesinin kurucusu Fransız Guy  de Maupassant’tır. Bizim edebiyatımızda da olay hikayesinin en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir.<br />
<br />
87. Durum hikayesinin dünya edebiyatındaki kurucusu Anton Çehov’dur.  Bizim edebiyatımızda durum hikayesinin en önemli yazarları şunlardır; Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal…<br />
<br />
88. Hikaye (öykü) türünün dünya edebiyatındaki ilk örneklerini İtalyan yazar Boccacio’ “Decameron” öyküleri ile vermiştir.<br />
<br />
89. Türk edebiyatının ilk yazılı metinleri Göktürk Yazıtlarıdır. (Orhun Abideleri)<br />
<br />
90. Dede Korkut Hikayeleri desten geleneğinden halk öykücülüğüne geçişin ilk izlerini taşır.<br />
<br />
91. Hikaye türünün Batılı anlamda ilk sağlam ve güzel örneği  Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” adlı yapıtıdır.<br />
<br />
92. Töre romanı gelenek ve görenekleri anlatan romanlardır. <br />
<br />
93. Egzotik roman, yabancı ülkelerin doğa ve insanlarını anlatan roman türüdür. <br />
94. Tezli roman belli bir düşünceyi savunan romandır.<br />
<br />
95. Monolog, kişinin kendi kendisiyle konuşmasıdır. <br />
<br />
96. Diyalog kişilerin karşılıklı konuşmasıdır.<br />
<br />
97.  Cervantes’in Don Kişot adlı eseri dünya edebiyatında yazılan ilk romandır. <br />
<br />
98. İlk çeviri romanımız, Yusuf Kamil Paşa’nın 1859’da Fenelon’dan çevirdiği Telemaque ( Telemak) adlı romandır.<br />
<br />
99. İlk yerli roman, Şemsettin Sami’nin “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı eseridir.<br />
<br />
100. İlk edebi romanımız Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir.<br />
<br />
101. İlk gerçekçi (realist) roman Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası”dır.<br />
<br />
102. Batılı anlamda ilk edebi, kusursuz ve realist romanlar, Halit Ziya Uşaklıgil’in “Mai ve Siyah” ve  “Aşk-ı Memnu” adlı romanlarıdır.<br />
<br />
103. İlk psikolojik roman, Mehmet Rauf’un “Eylül” adlı romanıdır. En başarılı psikolojik romanımız, Peyami Safa’nın “9.Hariciye Koğuşu”dur.<br />
<br />
104. İlk Tezli Roman Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı eseridir.<br />
<br />
105. İlk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” romanıdır.<br />
<br />
106. İlk tarihi roman Namık Kemal’in “Cezmi” romanıdır.<br />
<br />
107. Antik tiyatronun iki türü olan trajedi ve komedinin kaynağı Bağ Bozumu Tanrısı  Dionysos adına yapılan törenlerdir.<br />
<br />
108. Yaşamın acıklı yönlerini kendine özgü kurallarla sahnede yansıtmak; ahlak, erdem örneği göstermek için yazılmış manzum tiyatro eserine trajedi denir.<br />
<br />
109. İzleyiciyi güldüren, eğlendiren ve eğlendirirken düşündüren tiyatro türüne komedi denir.<br />
<br />
110. Abartılı hareketlerle sivri esprilerle güldürmeyi amaçlayan komedilere fars(kaba güldürü), gerçekte güldürücü olmayan bir olayı gülünçleştirerek işleyen komedilere parodi yergiye dayanan komedilere satir, bir kişinin karakterini ortaya koymak için yazılan komedilere karakter komedisi  denir.<br />
<br />
111. Töre komedisi, toplumun gülünç ve aksak  yanlarını konu alan komedidir. Moliere’in Gülünç Kibarlar, Gogol’un Müfettiş Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eseri töre komedisidir.<br />
<br />
112. Yaşamın acıklı ve gülünç yönlerini bir arada yansıtan tiyatro türüne dram denir.<br />
<br />
113. Shakespeare, klasik tiyatronun zaman ve yer birliği kurallarını yıkmıştır. Ayrıca acıklı ve gülünç  olayları sahnede iç içe vererek dramın ilk örneklerini vermiştir.<br />
<br />
114. Fransız romantiklerinden Victor Hugo “Cromwell” adlı eserinin ön sözünde dramın özelliklerini açıklar.<br />
<br />
115. Epik tiyatro Bertolt Brecht tarafından geliştirilmiştir.<br />
<br />
116. Epik tiyatroda seyircinin gerçek yaşamından kopup kendini oyuna kaptırması önlenir. Bunun için, olaylar arasında amaçlı kopukluklar yaratılır.<br />
<br />
117. Türk tiyatrosunda Haldun Taner, “Keşanlı Ali Destanı” adlı eseri ile epik tiyatro örneği vermiştir.<br />
<br />
118. Türk tiyatrosunda, batılı anlamda ilk eser, Şinasi’nin Tanzimat döneminde yazdığı  “Şair Evlenmesi” adlı bir perdelik komedidir. <br />
<br />
119. Sahnelenen ilk tiyatro ise Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” adlı eseridir.<br />
<br />
120. Ortaoyununun en önemli iki kişisi Kavuklu ve Pişekar’dır. Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz’ün, Pişekar da Hacivat’ında karşılığıdır.<br />
<br />
121. Orta oyununda kadın rolünü oynayan ve kadın kılığına girmiş erkeğe zenne  denir.<br />
<br />
122. Meddahlık için tek kişilik tiyatro diyebiliriz.<br />
<br />
123. Karagöz ve Ortaoyunun Meddah oyunu ile farkı; Meddah oyunun tek kişilik gösteri olmasıdır.<br />
<br />
124. Koşukların ilk örneklerine Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügati’t Türk adlı eserinde rastlıyoruz.<br />
<br />
125. İslamiyet öncesindeki sagu; Halk edebiyatında “ağıt”, Divan edebiyatında “mersiye” adını alır.<br />
126. İslamiyet öncesindeki Sav; Halk edebiyatında “atasözü” Divan edebiyatında ise “Darb-ı mesel” adını almıştır.<br />
<br />
127. İlk Müslüman Türk Devleti Karahanlılardır.<br />
<br />
128. Kırgızların “Manas Destanı” dünyanın en uzun destanıdır.<br />
<br />
129. Dünya Destanları;<br />
<br />
1-Şehname: İranlıların destanı olup “Firdevsi” tasarından yazıya geçirmiştir.<br />
2-Mahabarata, Ramayana: Hintlilerin doğal destanlarıdır.<br />
3-Şinto: Japonların doğal destanıdır.<br />
4-Kalevela: Finlilerin doğal destanıdır.<br />
5-İlyada ve Odysseia: Yunanlıların doğal destanı olup “Homeros” yazıya geçirmiştir.<br />
6-İgor: Rusların doğal destanıdır. Destanda Kıpçaklar ile Ruslar arasındaki savaşlar anlatılır.<br />
7-Nibelungen : Almanların bu doğal destanında Hun-Germen savaşları anlatılır.<br />
8-Cihanson de Roland: Fransızların bu doğal destanlarında Fransızlar ve Müslümanlar arasındaki savaşlar anlatılır.<br />
9-Anaid: Latinlerin doğal destanı olup “Virgillus” yazıya geçirmiştir.<br />
10-Gılgamış<img src="images/smilies/confused.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Confused" title="Confused" />ümerlerin doğal destanıdır.<br />
<br />
Yapma (Suni) Destanlar:<br />
1-Aeneis:Vergillus (Latin edebiyatı)<br />
2-Henriad: Voltaire (Fransız edebiyatı)<br />
3-Oslusiçdas: Camoens (Portekiz edebiyatı)<br />
4-Kaybolmuş Cennet: Milton (İngiliz edebiyatı)<br />
5-Kurtarılmış Kudüs:Tasso (İtalyan edebiyatı)<br />
6-Çılgın Orlando: Ariosto (İtalyan edebiyatı)<br />
7-İlahi Komedya: Dante (İtalyan edebiyatı)<br />
8-Çanakkale Şehitlerine: M.Akif Ersoy (Türk edebiyatı)<br />
9-Üç Şehitler Destanı: F.Hüsnü Dağlarca (Türk edebiyatı)<br />
10-Selçuk Name: Yazıcıoğlu Mehmet <br />
<br />
130. Türkler sırasıyla; Göktürk, Uygur, Arap ve Latin alfabesini kullanmışlardır<br />
<br />
131.  Yazılı edebiyatımızın ilk şiirleri Uygur Türkçesiyle eser vermiş olan Aprınçur Tigin’e aittir. Diğer bir deyimle Aprınçur Tigin bilinen ilk şairimizdir. <br />
<br />
132. Orhun Kitabeleri’nin yazarları Vezir Bilge Tonyukuk ve Yollug Tigin’dir. <br />
<br />
133. Göktürk yazıtları ( Orhun Kitabeleri) İlk kez Danimarkalı bilgin Thomsen  tarafından okunmuştur.<br />
<br />
134. Uygur Alfabesiyle yazılan önemli iki eser  “Altun Yaruk” ve “Sekiz Yükmek” adlı eserlerdir.<br />
<br />
135. İslamiyet etkisinde yazılan ilk eserimiz “Kutadgu Bilig” Yusuf Has Hacip tarafından 1070’te kaleme alınmıştır.<br />
<br />
136. “Kutadgu Bilig”  Türk edebiyatında aruz ölçüsüyle yazılan ilk eserdir.<br />
137. “Kutadgu Bilig”  Edebiyatımızın ilk mesnevisidir.<br />
<br />
138. Divan-ı Lügati’t Türk, Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin zengin bir dil olduğuna ıspatlamak amacıyla “Kaşgarlı Mahmut” tarafından kaleme alınmıştır.<br />
<br />
139. Divan-ı Lügati’t Türk, Türkçenin ilk sözlüğü ve dilbilgisi kitabıdır.<br />
<br />
140. Atabet’ül Hakayık ”Gerçeklerin Eşiği” anlamına gelen eser, 12.yüzyılın başlarında Edip Ahmet Yükneki tarafından Hakaniye lehçesi ile kaleme alınmıştır. Eser aruz ölçüsü ve mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır.<br />
<br />
141. Divan-ı Hikmet, 12.yüzyılda Türk tasavvuf edebiyatının kurucusu Türkistanlı Hoca Ahmet Yesevi tarafından kaleme alınmıştır. ”Hikmet”, Ahmet Yesevi’nin şiirlerine verdiği isimdir. Nazım birimi dörtlük olan eser, koşma nazım biçimi ve hece vezniyle yazılmıştır.<br />
<br />
142. Halk şairlerinin hayat hikayeleri ve şiirleri “Cönk” adı verilen eserlerde toplanmıştır.<br />
<br />
143. Divan edebiyatçılarının dili ; Arapça, Farsça ve Türkçenin karışımından doğan Osmanlıcadır. Şiirlerde ölçü olarak da “aruz ölçüsü” kullanılmıştır.<br />
<br />
144. Sinan Paşa’nın “Tazarruname’si” süslü nesrin en önemlisidir.<br />
<br />
145. Hikemi (Didaktik) Şiir Akımının edebiyatımızdaki öncüsü ve en güçlü temsilcisi Nabi’dir. Bu yüzden Hikemi şiir akımı, “Nabi ekolü” olarak da bilinir.<br />
<br />
146. Mahallileşme akımı, halk söyleyişi ile divan tarzı söyleyişinin birleşiminden doğmuştur. Bu akımın en etkili örnekleri  18.yüzyılda Nedim’le verilmiştir.<br />
<br />
147. Hoca Dehhani , Divan şiirinin bilinen ilk şairidir.<br />
<br />
148. Çarhname, Dini-ahlaki öğütlerin verildiği didaktik bir manzumedir.(Ahmed Fakih)<br />
<br />
149. Mevlana manzum ve mensur eserlerini Farsça yazmıştır. Onun Arapça gazelleri de vardır. <br />
<br />
150. Makalat, Tasavvufi düşüncelerin anlatıldığı bu eser  Arapça kaleme alınmıştır. (Hacı Bektaşi)<br />
151. Yunus Emre Tasavvuf edebiyatındaki “ilahi”nazım türünün en önemli ustasıdır. 1995 yılı UNESCO tarafından “Yunus Emre Sevgi Yılı” olarak ilan edilmiş Yunus Emre’nin  Risaletin Nushiye  adlı eseri mesnevi nazım şekli ile yazılmıştır.<br />
<br />
152. Mantıku’t- Tayr, Gülşehri tarafından Ünlü İranlı mutasavvıf Ferüdiddin  Attar’ın aynı adı taşıyan eserinden çevrilmiştir.<br />
<br />
153. Aşık Paşa , en önemli eseri olan “Garipname”de Türkçeye önem verilmesi gerektiğini belirtmiş, eserini bilinçli olarak Türkçe yazmıştır. <br />
<br />
154. Ahmedi’nin  İskendername ve Cemşid’ü Hurşit olmak üzere iki önemli eseri vardır. <br />
<br />
155. Azeri sahasında yetişmiş ünlü sanatçı Nesimi, Hurufilik mezhebinin öncüllerindendir. O, Halep’te inancı yüzünden derisi yüzülerek öldürülmüştür.<br />
<br />
156. Kadı Burhanettin, kadılık, vezirlik hükümdarlık yapmış; alim ve şair bir devlet adamıdır. O, Divan edebiyatında Türk nazım şekillerinden olan “tuyuğ”un başarılı örneklerini kazandırmıştır.<br />
<br />
157. Kitab-ı Dede Korkut (Dede Korkut Hikayeleri), Destan geleneğinden halk hikayesine geçişin ilk izlerini taşıyan bu eser, bir önsöz ve on iki hikayeden oluşmaktadır.<br />
<br />
158. Ali Şir Nevai, Muhakemet’ ül Lügateyn adlı eserinde  Türkçe ile Farsçayı karşılaştırarak, Türkçenin Farsçadan daha üstün olduğunu savunmuştur. Mecalisün Nefais adlı eseri ise Türk edebiyatında varlığı bilinen ilk şairler tezkiresidir.<br />
<br />
159. Şeyhi’nin Harname adlı eseri mesnevi nazım şekliyle yazılmış olup Divan edebiyatının en önemli hiciv örneğidir.<br />
<br />
160. Süleyman Çelebi, Divan edebiyatındaki yerini “Vesiletün Necat” adlı mevlidiye almıştır. Onun bu eseriyle edebiyatımızda “mevlit” yazma çığırı açılmıştır.<br />
<br />
161. Avni mahlasıyla şiirler yazan, Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’tir.<br />
<br />
162. Adli mahlasıyla şiirler yazan, 8. Osmanlı padişahı 2.Beyazıt’tir.<br />
<br />
163. Mercimek  Ahmet ‘in en önemli eseri “Kabusname”dir.<br />
164. Fuzuli, ıstırabın insan ruhunu olgunlaştıracağını, ıstırapların da en büyüğünün aşk ıstırabı olduğunu söyleyerek, şiirlerini aşk acısıyla dile getirmiştir.<br />
Eserleri:<br />
-Su Kasidesi: Hz Peygamber’e olan sevgisini dile getirdiği şiiridir.<br />
-Şikayetname: Türk edebiyatındaki en önemli edebi mektuplardan biridir.<br />
<br />
165. Baki, Anadolu ve Rumeli kazaskerlerinde bulunmuş, çok istediği halde şeyhülislam olamamıştır. “Sultanuş Şuara”  unvanıyla bilinmiştir. Kanuni Mersiyesi, Kanuni’ nin ölümü üzerine terkib-i bent biçiminde kaleme aldığı eseridir.<br />
<br />
166. Muhubbi mahlasıyla şiirler yazan, Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’dır.<br />
<br />
167. Babürşah, 16.yüzyılda Çağatay sahasında eser veren önemli isimlerden biridir. Onun “Babürname” adlı eseri, Türk edebiyatının anı (hatıra) türündeki ilk örneklerindendir.<br />
<br />
168. Nefi, önemli bir “kasideve hiciv” şairidir. Döneminin devlet adamalarını sert bir şekilde hicveden sanatçı, Bayram Paşa tarafından boğdurularak öldürülmüştür.  Siham-ı Kaza, Türk hiciv edebiyatının en önemli eserlerindendir. <br />
<br />
169. 17.yüzyıl Divan edebiyatımızın en büyük didaktik şairi Nabi’dir. O “Hikemi tarzı” yani “hikmetli ve öğretici” şiir geleneğini başlatmıştır. “Nabi Ekolü” olarak bilinen bir akımın kurucusudur. <br />
Eserleri: Hayriyye Hayrabat, Surname, TuhfetülHarameyn, Münşeat…<br />
<br />
170. Naili ve Neşati, Sebk-i Hindi’nin edebiyatımızdaki en başarılı temsilcilerindendir.<br />
<br />
171. Aşık Ömer ve Gevheri  Halk edebiyatı şairlerinden olup Divan edebiyatının etkisinde kalmışlardır.<br />
<br />
172. 17. Yüzyıl Halk edebiyatı sanatçılarından olan Kayıkçı Kul Mustafa Yeniçeri Ocağı’ndan yetişmiştir. Genç Osman Destanı onun en önemli eseridir. <br />
<br />
173. Katip Çelebi Eserleri: Cihannüma, Fezleke, Keşfü’zünun, Mizahul Hak.<br />
<br />
174. Evliya Çelebi’nin “Seyahatname” adlı eseri edebiyatımızdaki en önemli gezi yazıları arasındadır.<br />
175. Lale Devri dönemi olarak bilinen zevk ve eğlence içinde geçen yaşantısı 18.yüzyıl edebiyatının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu dönemde yaşamış olan Nedim neşe ve coşku şairidir. Şiirlerinde tamamen din dışı konuları işleyen Nedim “şarkı” türünün bulucusudur.<br />
<br />
176. 18.yüzyılda Halk edebiyatının etkisiyle Divan şiirine “şarkı” nazım şekli girmiştir. <br />
<br />
177. Divan edebiyatında Şeyh Galip ve Nedim gibi önemli sanatçılar da hece vezniyle şiirler yazmıştır.<br />
<br />
178. Divan edebiyatının son büyük şairi “Şeyh Galip”tir. Şeyh Galip’in şiirlerinde Sebk-i Hindi akımının etkisi görülür. Şeyh Galip’ in en önemli eseri “Hüsn-ü Aşk” tır.<br />
<br />
179. Dadaloğlu, Toroslarda yaşayan göçebe Avşar boyu Türkmenlerindendir. Bu boy devlet tarafından yerleşik hayata geçirilmeye çalışılmış ve Dadaloğlu da buna karşı çıkarak bu olaylar üzerine şiirler yazmıştır.<br />
<br />
180. Bayburtlu Zihni’nin en önemli eseri“Sergüzeştname” dir.<br />
<br />
181. Sümmani, Hayali sevgilisi Gülperi’yi bulmak için Uzakdoğu ülkelerini gezmiştir.<br />
<br />
Devam edecek <br />
<br />
<br />
         Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni<br />
Yusuf Kenan DURMUsOgLU]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Şiirleri]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-siirleri.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:38:25 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-siirleri.html</guid>
			<description><![CDATA[29 EKİM<br />
Cumhuriyet Bayramı <br />
Geldi bize ne mutlu!<br />
Bayraklarla donattık, <br />
Güzel okulumuzu.<br />
<br />
Sokaklarda, evlerde, <br />
Al bayrak dalgalanır. <br />
Onun o al rengini, <br />
Bütün bir dünya tanır.<br />
<br />
Yirmi dokuz ekimi <br />
Karşılarız neşeyle, <br />
Çünkü bu günde erdik<br />
Büyük Cumhuriyete.<br />
<br />
Yürüyün arkadaşlar,<br />
Hep ileri koşalım.<br />
Bugün bayramımız var.<br />
Gelin bayramlaşalım.<br />
<br />
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Türk milleti savaştı<br />
Yüce istiklâl için,<br />
Sonunda temelini<br />
Attı Cumhuriyetin.<br />
<br />
Atamızın yolunda<br />
Her zorluğu aşarız,<br />
Biz sağlam Türk gençleri,<br />
Neş’e ile coşarız.<br />
<br />
Bin dokuz yüz yirmi üç<br />
Yirmi Dokuz Ekimde,<br />
Şan ve şeref içinde<br />
Erdik Cumhuriyete.<br />
<br />
Var olsun Cumhuriyet<br />
Yaşasın Türk Milleti,<br />
Bizler yaşatacağız<br />
Şanlı Cumhuriyeti.<br />
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU<br />
________________________________________<br />
AKDENİZ'E DOĞRU<br />
<br />
Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti, <br />
Zaferle kalbimize yazdık Cumhuriyeti...<br />
<br />
Sakarya'dan su içtik o çelik süngülerle, <br />
Yuvaları dağılmış bir avuç yılmaz erle.<br />
<br />
"Hedef Akdeniz, asker!" diyen parmağa koştuk... <br />
Zafer bahçelerinden gül koparmağa koştuk...<br />
<br />
Yol gösterdi göklerden bize binlerce yıldız, <br />
Kıpkızıl ufuklardan taştı al bayrağımız.<br />
<br />
Koştuk aslanlar gibi kükreyip dağdan dağa <br />
Canavarlar dişinden vatanı kurtarmağa.<br />
<br />
Sakarya'dan su içtik o çelik süngülerle, <br />
Yuvaları dağılmış bir avuç yılmaz erle.<br />
<br />
Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti, <br />
Zaferle kalbimize yazdık Cumhuriyeti...<br />
Ömer Bedrettin UŞAKLI<br />
<br />
________________________________________<br />
ATATÜRK VE CUMHURİYET<br />
Baş eğmişken önünde altı asır her zorluk, <br />
Göçtü bir çınar gibi koca imparatorluk!.. <br />
Çatırdattı bu göçüş göklerini vatanın, <br />
Duyunca silkindi Türk narasını "Ata"nın!...<br />
<br />
Haykırdı kadın, erkek: "İhtilâl var, ihtilâl"! <br />
Çiğnenemez yerlerde mübarek, şanlı hilâl... <br />
Alev alev bayrağım kızıllıklarda yandı, <br />
Bütün millet "Kemal"in etrafında toplandı!..<br />
<br />
Dönünce yurt ananın gözleri bir pınara <br />
Can verdi ulu tanrım bu devrilen çınara!.. <br />
Saldı o yeniden kök, filiz, gövde, dal budak: <br />
Irkının şahlanışı ısırttı "Garb"a dudak!..<br />
<br />
Çekince Mehmetçik'ler kılıçları kınından, <br />
Göl göl oldu her taraf korkak düşman kanından! <br />
Birleşti siperlerde gazilerle, şehitler, <br />
Yeni bir düzen verdi dünyaya koç yiğitler!..<br />
<br />
Dile gelince otuz asırlık şanlı mazi, <br />
Türk'ün kara bahtını ağarttı "Büyük Gazi"!.. <br />
Son verip bu cenkte biz binbir kötü niyete,<br />
Kavuştuk sevgilimiz: İstiklâl, hürriyetle!..<br />
<br />
Değildir zindan artık bize Anadolu'muz, <br />
Cumhuriyet nuruyla aydınlandı yolumuz!.. <br />
Onun kutsal sevgisi taşıyor içimizden, <br />
Gökler dolusu selâm, ölmez "Ata"ya bizden!..<br />
Cemal Oğuz ÖCAL<br />
________________________________________<br />
BİZE SORARSANIZ ÇOCUKLAR<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu bastığımız toprak,<br />
Ay-yıldızlı bayrak,<br />
Diye dalgalanırız çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu okuyup yazdığımız<br />
Yazıdır dilimize uyan,<br />
Diye konuşuruz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kılık kıyafet,<br />
Bütün uygar dünyanın<br />
Diye giyiniriz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kadın-erkek eşitliği,<br />
Türk'ün benliğine yaraşır,<br />
Diye övünürüz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu millÃ® egemenlik,<br />
Kendi kendimizi yönetmek,<br />
Diye güveniriz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kalkınma yarışı,<br />
Çağdaş uygarlık seviyesi,<br />
Diye çalışırız çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
Türk milletinin temeli<br />
Atatürk inkılâpları,<br />
Diye savunuruz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu korkusuz yaşama,<br />
Karşılıklı sevgi saygı,<br />
Diye seviniriz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu okul ve eğitim,<br />
Size olan inancımız,<br />
Diye kazanırız çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kutlu gün<br />
Hepimize armağan<br />
Diye kavuşuruz çocuklar... <br />
Atilla Yekta ÇIKAN Turgut Reis İlköğretim O. Öğretmeni/ANTALYA <br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET BAYRAMI<br />
<br />
Gündüz herkes neşeli, <br />
Şenlik olur akşamı. <br />
Bayramların güzeli, <br />
Cumhuriyet Bayramı.<br />
<br />
Her bayramla bir tutmam, <br />
Bu bayram, büyük bayram.<br />
Yurtta üç gece, üç gün, <br />
Eğlence var, şenlik var. <br />
<br />
Işıklar yanar bütün <br />
Dalgalanır bayraklar.<br />
Her bayramla bir tutmam, <br />
Bu bayram, büyük bayram<br />
Necdet Rüştü EFE<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Bayrağımız çekilmiştir göğe,<br />
Bir daha inmeyecektir yere,<br />
Biz verirsek el ele,<br />
Muhtaç olmayız namerde. <br />
<br />
Atatürk'ün armağanı bu vatan,<br />
İzinden yürürüz hep Ata'm.<br />
Düşmandı yurdumuzdan kaçan,<br />
Cumhuriyetle şenlendi vatan. <br />
<br />
Ata'mın aziz kılıcı,<br />
Kesti bitirdi savaşı,<br />
Getirdi büyük barışı,<br />
Cumhuriyettir tek kurtarıcı. <br />
Yıldız Dinç Dikmen İlköğretim Okulu Öğrencisi / SİNOP<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
<br />
Gönül verdik, <br />
Sana erdik. <br />
Ey hürriyet, Cumhuriyet.<br />
Herkes sever, <br />
Seni över. <br />
Ey hürriyet, Cumhuriyet.<br />
Canımızdasın, Kanımızdasın. <br />
Ey hürriyet, Cumhuriyet.<br />
B. Kemal ÇAĞLAR<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
<br />
Kahraman Atatürk'ten <br />
Armağansın sen bize. <br />
Yıldönümün çoğalsın <br />
Katılsın sevgimize.<br />
<br />
Bir çelenk ol da seni<br />
Başımızda göreyim. <br />
Yaşasın cumhuriyet <br />
Diye çarpsın yüreğim.<br />
<br />
Korumaya ant içtim <br />
Seni, nabzım vurdukça.<br />
Başımızın tacısın, <br />
Var ol, dünya durdukça. <br />
İsmail Hakkı SUNAT<br />
________________________________________<br />
ON BEŞ YILI KARŞILARKEN<br />
<br />
Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı, <br />
Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.<br />
<br />
Topraklaşan ellerde birer meşale yansın. <br />
Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.<br />
<br />
Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden, <br />
Kaçsın da cehennemler o bir dalma alevden,<br />
<br />
Canlansın ışık selleri olsun da o damla <br />
Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.<br />
<br />
Kim der ki en son rakamlar da delirsin. <br />
On beş asır on beş yılın eb'adına girsin.<br />
<br />
Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden, <br />
Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.<br />
<br />
Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli: <br />
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli,<br />
<br />
Bir şey ele geçmez şerefin sade adından. <br />
Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.<br />
<br />
Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş, <br />
Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.<br />
<br />
Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir, <br />
Tarihi kendin yazıyorsan, eserindir.<br />
<br />
Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden, <br />
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.<br />
<br />
Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse; <br />
Sen asrını üstünde izin varsa benimse;<br />
<br />
BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR <br />
TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.<br />
Mithat Cemal KUNTAY<br />
________________________________________<br />
TÜRKİYE CUMHURİYETİ<br />
Türk oğlu Türk'üz bu vatanda ebediyen<br />
Ürkmeyiz ürkmeyeceğiz kat'iyen. <br />
Rengi al, ay yıldızlı bayrağımız var<br />
Kanla kemikle kutsallaşmış toprağımız var. <br />
İnançlıyız, gururluyuz alnımız açık<br />
Yarınlar bizimdir artık yolumuz açık. <br />
Elinde silâh Mehmetçik nöbet tutar<br />
Cin gibi gözleriyle pusuya yatar. <br />
Umudumuz her şeyimiz gençlerde<br />
Millet, özgürlük, vatan sevgisi hep gönüllerde.<br />
Haydi, uyanın... Artık gidiyoruz aydınlığa<br />
Umudunuzu kaybetmeyin yoksa düşeriz karanlığa. <br />
Rahat uyusun, şehitlerimiz, atalarımız<br />
İnmeyecek gökten yere bayrağımız. <br />
Yorulmak, yılmak yakışmaz bize<br />
Elbette tarih şaşacak azmimize. <br />
Türk'üm, Türk'üz, Türk kalacağız<br />
İlimle, insanlıkla, dünyaya sesimizi duyuracağız.<br />
Ahmet TAŞDELEN Koçarlı Çok Programlı Lisesi Öğretmeni /AYDIN <br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET BAYRAMI<br />
Ay-yıldızlı bayrağım,<br />
Semaları donatmış.<br />
Bugün bayram var diye,<br />
Şafak erkenden atmış.<br />
<br />
Yüksek tanklar süslemiş,<br />
Caddeleri, yolları.<br />
Bugün gözler ilerde,<br />
Bugün başlar yukarı.<br />
<br />
Akın akın insanlar,<br />
Meydanlara koşuyor.<br />
Bugün bayram var diye,<br />
Bütün millet coşuyor.<br />
<br />
Bu güzel Cumhuriyet,<br />
Devletimin temeli.<br />
El üstünde yaşatmak,<br />
Hepimizin emeli.<br />
İ.Hakkı TALAS<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET BAYRAMI<br />
Bir zamanlar yurdumuzda<br />
Bir başka devlet varmış,<br />
Başındaki padişah<br />
Ne isterse yaparmış.<br />
<br />
Millet onun yanında <br />
Köle imiş, kul imiş,<br />
Türklerin vatanında<br />
Yıllar sürmüş bu gidiş.<br />
<br />
Vatan kalmış bakımsız<br />
Millet fakir perişan<br />
Sönüp gitmiş eski hız<br />
Yurda saldırmış düşman.<br />
<br />
Atatürk padişaha<br />
Düşmana karşı durmuş,<br />
Yurdumuzu kurtarmış<br />
Cumhuriyeti kurmuş.<br />
<br />
İ.Hakkı TALAS<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Yirmi Dokuz Ekimde,<br />
Cumhuriyet kuruldu<br />
Ulus özgür sesini,<br />
Tüm dünyaya duyurdu.<br />
<br />
Cumhuriyet bizlere<br />
Armağandır Ata’dan<br />
Egemenlik sesleri<br />
Yükseldi Ankara’dan.<br />
<br />
Al bayrağım göklerde,<br />
Övünçle dalgalanır.<br />
Cumhuriyet Bayramı,<br />
Hep kıvançla kutlanır.<br />
Hülya ÖNEL<br />
________________________________________	29 EKİM<br />
En güzel günümüzdür, <br />
Demokrasi ürünüdür, <br />
Atatürk'ün eseridir, <br />
Yirmi Dokuz Ekimler. <br />
<br />
Vatandaşın hür sesi, <br />
Vatanımın neşesi, <br />
Kucaklıyor herkesi, <br />
Yirmi Dokuz Ekimler. <br />
<br />
Cumhuriyet kuruldu, <br />
Türk'ün sesi duyuldu, <br />
Törenlerle kutlandı, <br />
Yirmi Dokuz Ekimler. <br />
<br />
Fethi BOLAYIR<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET <br />
Gönül verdik, <br />
Sana erdik. <br />
Ey hürriyet, <br />
Cumhuriyet. <br />
<br />
Herkes sever, <br />
Seni över. <br />
Ey hürriyet, <br />
Cumhuriyet. <br />
<br />
Canımızsın, <br />
Şanımızsın. <br />
Ey hürriyet, <br />
Cumhuriyet. <br />
<br />
A. O. ATOK<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
<br />
Biziz bu memleketin, <br />
Kanı, iliği, eti, <br />
Yirmi dokuz Ekim'de, <br />
Kurduk Cumhuriyeti. <br />
<br />
Yirmi dokuz Ekim'de, <br />
Yeni bir ay parladı. <br />
İşte bu parlak ayın, <br />
Cumhuriyettir adı. <br />
<br />
Yirmi dokuz Ekim'de, <br />
Bütün ışıklar yansın, <br />
Caddeler baştan başa, <br />
Bayraklarla donansın. <br />
<br />
Elele tutuşalım, <br />
Hiç değişmez bu niyet, <br />
Yaşasın Türk Milleti, <br />
Yaşasın Cumhuriyet. <br />
<br />
Halil SOYUER<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Bir zamanlar yurdumuzda <br />
Bir başka devlet varmış, <br />
Başındaki padişah <br />
Ne isterse yaparmış. <br />
<br />
Millet onun yanında <br />
Köle imiş, kul imiş, <br />
Türklerin vatanında <br />
Yıllar sürmüş bu gidiş. <br />
<br />
Vatan kalmış bakımsız <br />
Millet fakir perişan <br />
Sönüp gitmiş eski hız <br />
Yurda saldırmış düşman. <br />
<br />
Atatürk padişaha <br />
Düşmana karşı durmuş, <br />
Yurdumuzu kurtarmış <br />
Cumhuriyeti kurmuş.<br />
<br />
İ. Hakkı TALAS<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Al yıldızlı al bayraklar, <br />
Her yanda dalgalanıyor. <br />
Süslendi evler, sokaklar <br />
Renk renk ışıklar yanıyor. <br />
<br />
Yirmi üç yıl önce bugün. <br />
Cumhuriyet kurdu millet, <br />
Bize büyük Atatürk'ün, <br />
Armağanı Cumhuriyet. <br />
<br />
En birinci vazifemiz, <br />
Onun yolunda yürümek. <br />
Canımız gibi koruruz, <br />
Cumhuriyet Türklük demek. <br />
<br />
Sevinçle, sağlıkla geçsin. <br />
Sabahımız, akşamımız. <br />
Kutlu olsun hepimize, <br />
Cumhuriyet Bayramımız.<br />
<br />
Vasfi Mahir KOCATÜRK<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET MARŞI<br />
Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet <br />
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! <br />
Gazimin sen en büyük yadigarısın bana <br />
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! <br />
<br />
Dalgalansın her tarafta şanlı Türk'ün bayrağı <br />
Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı! <br />
Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet <br />
Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet! <br />
________________________________________<br />
29 EKİM<br />
Bin dokuz yüz yirmi üç,<br />
Saat tam 20.30,<br />
Duyurdu bir iki, üç.<br />
Yüz bir pare topumuz<br />
Sanlı büyük ordumuz<br />
Ünümüzü dünyaya<br />
<br />
Dağ, taş, dere, ova, çay;<br />
Ağaç, kuş, yıldız, gün, ay.<br />
Asker, işçi, okullu<br />
Neşe Ã®le dopdolu<br />
Varol ey Cumhuriyet!<br />
Adı güzel hürriyet!<br />
<br />
Dökülen kanımızla<br />
Sönmez inancımızla,<br />
Kavuştuk bizler sana<br />
Can veririz uğruna.<br />
Gel tatlı şenliğimiz,<br />
Gel kutlu benliğimiz,<br />
<br />
Sen, bizim yüzümüzsün,<br />
Gönlümüz gözümüzsün,<br />
Damarımızda kansın.<br />
Dizimizde dermansın.<br />
Selam ey cumhuriyet!<br />
Selam ey büyük millet!<br />
N. Necati ÖNGAY<br />
________________________________________<br />
BUGÜN<br />
Durmadan dalgaları şanlı bayrağım,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Ağaçlar bezensin, dallar süslensin.<br />
Bahçeler donansın, güller süslensin.<br />
Ata'nın açtığı yollar süslensin.<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Yurt için savaşmak bir şanlı düğün,<br />
Yaşamak duygusu her şeyden üstün,<br />
İstiklal sevdası ufkumuzda gün,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Tarihe sığmayan şanlar Türk'ündür.<br />
Ölümden korkmayan canlar Türk'ündür.<br />
Bayrağa renk veren kanlar Türk'ündür,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Ata'mız her zaman kalbimizde hız,<br />
Ülkümüz uğrunda ölmek ahtımız,<br />
Şölenler kurulsun, içilsin kımız.<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Kanım toprağa katanımız var,<br />
Bayrağın altında yatanımız var,<br />
Destanlar kaynağı vatanımız var,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
________________________________________<br />
BUGÜN<br />
Tarihin yücesine,<br />
Erdiği gün bugün.<br />
Hürriyet bahçesine,<br />
Girildiği gün bugün.<br />
<br />
Koşarak kutlu izden,<br />
İlk hedef Akdeniz’den,<br />
Sonsuz emele tezden,<br />
Varıldığı gün bugün.<br />
<br />
Ünlüsü bayramların,<br />
Şereflerin şanların,<br />
Uğrunca ne canların,<br />
Verildiği gün bugün.<br />
<br />
Alın açık, yüzler ak,<br />
Aydın artık her şafak,<br />
Kalplerin bayrak bayrak,<br />
Gerildiği gün bugün.<br />
<br />
Sonucu kara bahtın,<br />
Devrilen tacın, tahtın,<br />
Sultanın, saltanatın,<br />
Yerildiği gün bugün.<br />
<br />
Kutlu olsun ey millet,<br />
Canımız Cumhuriyet,<br />
Zaferin demet demet,<br />
Derildiği gün bugün...<br />
M. İhsan BULUR<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Atatürkün emaneti, <br />
Seviyoruz cumhuriyeti. <br />
<br />
Sevdik hürriyeti, <br />
Sahiplendik cumhuriyeti. <br />
<br />
Cumhuriyet benim, <br />
Ben cumhuriyetim. <br />
<br />
Ülkemin hüvviyeti, <br />
Türkiye Cumhuriyeti.<br />
İshak Özlü<br />
<br />
CUMHURİYET<br />
Faydalı zararlı ne?<br />
Düştü Gazi'miz öne,<br />
Sormazlardı kendine.<br />
Koşup dururdu millet,<br />
Sultanın emrine.<br />
<br />
Böyle kalmışlık geri,<br />
Uzun yollardan beri.<br />
Düşman yok karşımızda,<br />
Yabancılar girerken,<br />
Hiç durmadan ileri.<br />
<br />
Ata'mızın izinde,<br />
Gittikçe daha zinde.<br />
Dünyayı geçeceğiz;<br />
Cumhuriyet devrinde.<br />
<br />
Arka çevirip düne.<br />
Otuz yıl önce bizi<br />
Kavuşturdu bugüne.<br />
<br />
Sultan yok başımızda,<br />
Milletin hür sesi var;<br />
Yükselen marşımızda.<br />
Devrimler dizi dizi,<br />
Dünya seyreder bizi<br />
Hele bir dokun da gör;<br />
Dalgalanmış denizi...<br />
Zeki OZAN<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Tarifin fazilettir,<br />
Başkası eziyettir.<br />
Tek hâkimin millettir,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
<br />
Koruyacak millettir,<br />
Yaşaman bir servettir,<br />
Türk olmak bir şereftir,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
<br />
Çarpan tek bir yürektir,<br />
Hür yaşamak gerekir,<br />
Anmak büyük şereftir,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
<br />
Karanlıklar yok ettin,<br />
Dünyaya sevgi ektin,<br />
Sen bulunmaz nimettin,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
Hüseyin KARADENİZ<br />
________________________________________<br />
YAŞASIN CUMHURİYET<br />
Coşkunuz, sevinçliyiz.<br />
Ayrı, gayrı değiliz,<br />
Bütün Türkler hep biriz,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
<br />
Dünyaya şeref saldık,<br />
Nice ülkeler aldık,<br />
Alnı lekesiz kaldık,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
<br />
Atatürk kalbimizde,<br />
Yürürüz her gün biz de<br />
Onun çizdiği izde,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
<br />
Türk, askerdir doğuştan;<br />
Hoşlanırız boğuştan,<br />
Bize anadır vatan,<br />
Yaşasın cumhuriyet...<br />
<br />
Yaşasın vatan ana,<br />
Bağlıyız candan ona,<br />
Ne mutlu Türk olana,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
Rakım ÇALAPALA<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET GÜNEŞİ<br />
Cumhuriyetten önce,<br />
Köle gibiydi millet.<br />
Sade bir tek kişinin,<br />
Emrindeydi memleket.<br />
<br />
Yoksulluk, bilgisizlik,<br />
Sardı dört yanımızı.<br />
Yaşardık, dişimize<br />
Takarak canımızı.<br />
<br />
Düşmanlar da üstelik,<br />
Saldırınca vatana.<br />
Başkaldırdı Atatürk,<br />
Yurdumuzu satana.<br />
<br />
Toplanıp etrafına,<br />
Dünyaya ateş açtık.<br />
Dört yıl yokluk içinde,<br />
Kahramanca savaştık.<br />
<br />
Nihayet temizlendi,<br />
Yabancılardan vatan.<br />
Cumhuriyet güneşi,<br />
Parladı işte o an.<br />
<br />
Onun ışıklarıyla,<br />
Kavuştuk hürriyete.<br />
Her gün bir bayram etsen<br />
Azdır cumhuriyete.<br />
Fahrünissa ELMALI<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Genç, ihtiyar, kadın, kız,<br />
İşte sokaklardayız.<br />
Başımızda ay yıldız<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
<br />
Kurtuluş Savaşı’nın<br />
Bize armağanısın.<br />
İnsanım aydınlansın,<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
<br />
Sen özgürlük yolusun,<br />
Güzellikler dolusun.<br />
Yolum doğruluk olsun,<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
<br />
Atatürk önderimiz,<br />
Işıklı izindeyiz.<br />
Mutluyuz, sevinçliyiz,<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
Mehmet ŞAHİN]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[29 EKİM<br />
Cumhuriyet Bayramı <br />
Geldi bize ne mutlu!<br />
Bayraklarla donattık, <br />
Güzel okulumuzu.<br />
<br />
Sokaklarda, evlerde, <br />
Al bayrak dalgalanır. <br />
Onun o al rengini, <br />
Bütün bir dünya tanır.<br />
<br />
Yirmi dokuz ekimi <br />
Karşılarız neşeyle, <br />
Çünkü bu günde erdik<br />
Büyük Cumhuriyete.<br />
<br />
Yürüyün arkadaşlar,<br />
Hep ileri koşalım.<br />
Bugün bayramımız var.<br />
Gelin bayramlaşalım.<br />
<br />
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Türk milleti savaştı<br />
Yüce istiklâl için,<br />
Sonunda temelini<br />
Attı Cumhuriyetin.<br />
<br />
Atamızın yolunda<br />
Her zorluğu aşarız,<br />
Biz sağlam Türk gençleri,<br />
Neş’e ile coşarız.<br />
<br />
Bin dokuz yüz yirmi üç<br />
Yirmi Dokuz Ekimde,<br />
Şan ve şeref içinde<br />
Erdik Cumhuriyete.<br />
<br />
Var olsun Cumhuriyet<br />
Yaşasın Türk Milleti,<br />
Bizler yaşatacağız<br />
Şanlı Cumhuriyeti.<br />
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU<br />
________________________________________<br />
AKDENİZ'E DOĞRU<br />
<br />
Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti, <br />
Zaferle kalbimize yazdık Cumhuriyeti...<br />
<br />
Sakarya'dan su içtik o çelik süngülerle, <br />
Yuvaları dağılmış bir avuç yılmaz erle.<br />
<br />
"Hedef Akdeniz, asker!" diyen parmağa koştuk... <br />
Zafer bahçelerinden gül koparmağa koştuk...<br />
<br />
Yol gösterdi göklerden bize binlerce yıldız, <br />
Kıpkızıl ufuklardan taştı al bayrağımız.<br />
<br />
Koştuk aslanlar gibi kükreyip dağdan dağa <br />
Canavarlar dişinden vatanı kurtarmağa.<br />
<br />
Sakarya'dan su içtik o çelik süngülerle, <br />
Yuvaları dağılmış bir avuç yılmaz erle.<br />
<br />
Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti, <br />
Zaferle kalbimize yazdık Cumhuriyeti...<br />
Ömer Bedrettin UŞAKLI<br />
<br />
________________________________________<br />
ATATÜRK VE CUMHURİYET<br />
Baş eğmişken önünde altı asır her zorluk, <br />
Göçtü bir çınar gibi koca imparatorluk!.. <br />
Çatırdattı bu göçüş göklerini vatanın, <br />
Duyunca silkindi Türk narasını "Ata"nın!...<br />
<br />
Haykırdı kadın, erkek: "İhtilâl var, ihtilâl"! <br />
Çiğnenemez yerlerde mübarek, şanlı hilâl... <br />
Alev alev bayrağım kızıllıklarda yandı, <br />
Bütün millet "Kemal"in etrafında toplandı!..<br />
<br />
Dönünce yurt ananın gözleri bir pınara <br />
Can verdi ulu tanrım bu devrilen çınara!.. <br />
Saldı o yeniden kök, filiz, gövde, dal budak: <br />
Irkının şahlanışı ısırttı "Garb"a dudak!..<br />
<br />
Çekince Mehmetçik'ler kılıçları kınından, <br />
Göl göl oldu her taraf korkak düşman kanından! <br />
Birleşti siperlerde gazilerle, şehitler, <br />
Yeni bir düzen verdi dünyaya koç yiğitler!..<br />
<br />
Dile gelince otuz asırlık şanlı mazi, <br />
Türk'ün kara bahtını ağarttı "Büyük Gazi"!.. <br />
Son verip bu cenkte biz binbir kötü niyete,<br />
Kavuştuk sevgilimiz: İstiklâl, hürriyetle!..<br />
<br />
Değildir zindan artık bize Anadolu'muz, <br />
Cumhuriyet nuruyla aydınlandı yolumuz!.. <br />
Onun kutsal sevgisi taşıyor içimizden, <br />
Gökler dolusu selâm, ölmez "Ata"ya bizden!..<br />
Cemal Oğuz ÖCAL<br />
________________________________________<br />
BİZE SORARSANIZ ÇOCUKLAR<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu bastığımız toprak,<br />
Ay-yıldızlı bayrak,<br />
Diye dalgalanırız çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu okuyup yazdığımız<br />
Yazıdır dilimize uyan,<br />
Diye konuşuruz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kılık kıyafet,<br />
Bütün uygar dünyanın<br />
Diye giyiniriz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kadın-erkek eşitliği,<br />
Türk'ün benliğine yaraşır,<br />
Diye övünürüz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu millÃ® egemenlik,<br />
Kendi kendimizi yönetmek,<br />
Diye güveniriz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kalkınma yarışı,<br />
Çağdaş uygarlık seviyesi,<br />
Diye çalışırız çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
Türk milletinin temeli<br />
Atatürk inkılâpları,<br />
Diye savunuruz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu korkusuz yaşama,<br />
Karşılıklı sevgi saygı,<br />
Diye seviniriz çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu okul ve eğitim,<br />
Size olan inancımız,<br />
Diye kazanırız çocuklar... <br />
<br />
Bize sorarsanız çocuklar:<br />
Cumhuriyet ne demek;<br />
İşte bu kutlu gün<br />
Hepimize armağan<br />
Diye kavuşuruz çocuklar... <br />
Atilla Yekta ÇIKAN Turgut Reis İlköğretim O. Öğretmeni/ANTALYA <br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET BAYRAMI<br />
<br />
Gündüz herkes neşeli, <br />
Şenlik olur akşamı. <br />
Bayramların güzeli, <br />
Cumhuriyet Bayramı.<br />
<br />
Her bayramla bir tutmam, <br />
Bu bayram, büyük bayram.<br />
Yurtta üç gece, üç gün, <br />
Eğlence var, şenlik var. <br />
<br />
Işıklar yanar bütün <br />
Dalgalanır bayraklar.<br />
Her bayramla bir tutmam, <br />
Bu bayram, büyük bayram<br />
Necdet Rüştü EFE<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Bayrağımız çekilmiştir göğe,<br />
Bir daha inmeyecektir yere,<br />
Biz verirsek el ele,<br />
Muhtaç olmayız namerde. <br />
<br />
Atatürk'ün armağanı bu vatan,<br />
İzinden yürürüz hep Ata'm.<br />
Düşmandı yurdumuzdan kaçan,<br />
Cumhuriyetle şenlendi vatan. <br />
<br />
Ata'mın aziz kılıcı,<br />
Kesti bitirdi savaşı,<br />
Getirdi büyük barışı,<br />
Cumhuriyettir tek kurtarıcı. <br />
Yıldız Dinç Dikmen İlköğretim Okulu Öğrencisi / SİNOP<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
<br />
Gönül verdik, <br />
Sana erdik. <br />
Ey hürriyet, Cumhuriyet.<br />
Herkes sever, <br />
Seni över. <br />
Ey hürriyet, Cumhuriyet.<br />
Canımızdasın, Kanımızdasın. <br />
Ey hürriyet, Cumhuriyet.<br />
B. Kemal ÇAĞLAR<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
<br />
Kahraman Atatürk'ten <br />
Armağansın sen bize. <br />
Yıldönümün çoğalsın <br />
Katılsın sevgimize.<br />
<br />
Bir çelenk ol da seni<br />
Başımızda göreyim. <br />
Yaşasın cumhuriyet <br />
Diye çarpsın yüreğim.<br />
<br />
Korumaya ant içtim <br />
Seni, nabzım vurdukça.<br />
Başımızın tacısın, <br />
Var ol, dünya durdukça. <br />
İsmail Hakkı SUNAT<br />
________________________________________<br />
ON BEŞ YILI KARŞILARKEN<br />
<br />
Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı, <br />
Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.<br />
<br />
Topraklaşan ellerde birer meşale yansın. <br />
Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.<br />
<br />
Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden, <br />
Kaçsın da cehennemler o bir dalma alevden,<br />
<br />
Canlansın ışık selleri olsun da o damla <br />
Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.<br />
<br />
Kim der ki en son rakamlar da delirsin. <br />
On beş asır on beş yılın eb'adına girsin.<br />
<br />
Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden, <br />
Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.<br />
<br />
Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli: <br />
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli,<br />
<br />
Bir şey ele geçmez şerefin sade adından. <br />
Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.<br />
<br />
Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş, <br />
Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.<br />
<br />
Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir, <br />
Tarihi kendin yazıyorsan, eserindir.<br />
<br />
Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden, <br />
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.<br />
<br />
Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse; <br />
Sen asrını üstünde izin varsa benimse;<br />
<br />
BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR <br />
TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.<br />
Mithat Cemal KUNTAY<br />
________________________________________<br />
TÜRKİYE CUMHURİYETİ<br />
Türk oğlu Türk'üz bu vatanda ebediyen<br />
Ürkmeyiz ürkmeyeceğiz kat'iyen. <br />
Rengi al, ay yıldızlı bayrağımız var<br />
Kanla kemikle kutsallaşmış toprağımız var. <br />
İnançlıyız, gururluyuz alnımız açık<br />
Yarınlar bizimdir artık yolumuz açık. <br />
Elinde silâh Mehmetçik nöbet tutar<br />
Cin gibi gözleriyle pusuya yatar. <br />
Umudumuz her şeyimiz gençlerde<br />
Millet, özgürlük, vatan sevgisi hep gönüllerde.<br />
Haydi, uyanın... Artık gidiyoruz aydınlığa<br />
Umudunuzu kaybetmeyin yoksa düşeriz karanlığa. <br />
Rahat uyusun, şehitlerimiz, atalarımız<br />
İnmeyecek gökten yere bayrağımız. <br />
Yorulmak, yılmak yakışmaz bize<br />
Elbette tarih şaşacak azmimize. <br />
Türk'üm, Türk'üz, Türk kalacağız<br />
İlimle, insanlıkla, dünyaya sesimizi duyuracağız.<br />
Ahmet TAŞDELEN Koçarlı Çok Programlı Lisesi Öğretmeni /AYDIN <br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET BAYRAMI<br />
Ay-yıldızlı bayrağım,<br />
Semaları donatmış.<br />
Bugün bayram var diye,<br />
Şafak erkenden atmış.<br />
<br />
Yüksek tanklar süslemiş,<br />
Caddeleri, yolları.<br />
Bugün gözler ilerde,<br />
Bugün başlar yukarı.<br />
<br />
Akın akın insanlar,<br />
Meydanlara koşuyor.<br />
Bugün bayram var diye,<br />
Bütün millet coşuyor.<br />
<br />
Bu güzel Cumhuriyet,<br />
Devletimin temeli.<br />
El üstünde yaşatmak,<br />
Hepimizin emeli.<br />
İ.Hakkı TALAS<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET BAYRAMI<br />
Bir zamanlar yurdumuzda<br />
Bir başka devlet varmış,<br />
Başındaki padişah<br />
Ne isterse yaparmış.<br />
<br />
Millet onun yanında <br />
Köle imiş, kul imiş,<br />
Türklerin vatanında<br />
Yıllar sürmüş bu gidiş.<br />
<br />
Vatan kalmış bakımsız<br />
Millet fakir perişan<br />
Sönüp gitmiş eski hız<br />
Yurda saldırmış düşman.<br />
<br />
Atatürk padişaha<br />
Düşmana karşı durmuş,<br />
Yurdumuzu kurtarmış<br />
Cumhuriyeti kurmuş.<br />
<br />
İ.Hakkı TALAS<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Yirmi Dokuz Ekimde,<br />
Cumhuriyet kuruldu<br />
Ulus özgür sesini,<br />
Tüm dünyaya duyurdu.<br />
<br />
Cumhuriyet bizlere<br />
Armağandır Ata’dan<br />
Egemenlik sesleri<br />
Yükseldi Ankara’dan.<br />
<br />
Al bayrağım göklerde,<br />
Övünçle dalgalanır.<br />
Cumhuriyet Bayramı,<br />
Hep kıvançla kutlanır.<br />
Hülya ÖNEL<br />
________________________________________	29 EKİM<br />
En güzel günümüzdür, <br />
Demokrasi ürünüdür, <br />
Atatürk'ün eseridir, <br />
Yirmi Dokuz Ekimler. <br />
<br />
Vatandaşın hür sesi, <br />
Vatanımın neşesi, <br />
Kucaklıyor herkesi, <br />
Yirmi Dokuz Ekimler. <br />
<br />
Cumhuriyet kuruldu, <br />
Türk'ün sesi duyuldu, <br />
Törenlerle kutlandı, <br />
Yirmi Dokuz Ekimler. <br />
<br />
Fethi BOLAYIR<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET <br />
Gönül verdik, <br />
Sana erdik. <br />
Ey hürriyet, <br />
Cumhuriyet. <br />
<br />
Herkes sever, <br />
Seni över. <br />
Ey hürriyet, <br />
Cumhuriyet. <br />
<br />
Canımızsın, <br />
Şanımızsın. <br />
Ey hürriyet, <br />
Cumhuriyet. <br />
<br />
A. O. ATOK<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
<br />
Biziz bu memleketin, <br />
Kanı, iliği, eti, <br />
Yirmi dokuz Ekim'de, <br />
Kurduk Cumhuriyeti. <br />
<br />
Yirmi dokuz Ekim'de, <br />
Yeni bir ay parladı. <br />
İşte bu parlak ayın, <br />
Cumhuriyettir adı. <br />
<br />
Yirmi dokuz Ekim'de, <br />
Bütün ışıklar yansın, <br />
Caddeler baştan başa, <br />
Bayraklarla donansın. <br />
<br />
Elele tutuşalım, <br />
Hiç değişmez bu niyet, <br />
Yaşasın Türk Milleti, <br />
Yaşasın Cumhuriyet. <br />
<br />
Halil SOYUER<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Bir zamanlar yurdumuzda <br />
Bir başka devlet varmış, <br />
Başındaki padişah <br />
Ne isterse yaparmış. <br />
<br />
Millet onun yanında <br />
Köle imiş, kul imiş, <br />
Türklerin vatanında <br />
Yıllar sürmüş bu gidiş. <br />
<br />
Vatan kalmış bakımsız <br />
Millet fakir perişan <br />
Sönüp gitmiş eski hız <br />
Yurda saldırmış düşman. <br />
<br />
Atatürk padişaha <br />
Düşmana karşı durmuş, <br />
Yurdumuzu kurtarmış <br />
Cumhuriyeti kurmuş.<br />
<br />
İ. Hakkı TALAS<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Al yıldızlı al bayraklar, <br />
Her yanda dalgalanıyor. <br />
Süslendi evler, sokaklar <br />
Renk renk ışıklar yanıyor. <br />
<br />
Yirmi üç yıl önce bugün. <br />
Cumhuriyet kurdu millet, <br />
Bize büyük Atatürk'ün, <br />
Armağanı Cumhuriyet. <br />
<br />
En birinci vazifemiz, <br />
Onun yolunda yürümek. <br />
Canımız gibi koruruz, <br />
Cumhuriyet Türklük demek. <br />
<br />
Sevinçle, sağlıkla geçsin. <br />
Sabahımız, akşamımız. <br />
Kutlu olsun hepimize, <br />
Cumhuriyet Bayramımız.<br />
<br />
Vasfi Mahir KOCATÜRK<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET MARŞI<br />
Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet <br />
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! <br />
Gazimin sen en büyük yadigarısın bana <br />
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! <br />
<br />
Dalgalansın her tarafta şanlı Türk'ün bayrağı <br />
Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı! <br />
Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet <br />
Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet! <br />
________________________________________<br />
29 EKİM<br />
Bin dokuz yüz yirmi üç,<br />
Saat tam 20.30,<br />
Duyurdu bir iki, üç.<br />
Yüz bir pare topumuz<br />
Sanlı büyük ordumuz<br />
Ünümüzü dünyaya<br />
<br />
Dağ, taş, dere, ova, çay;<br />
Ağaç, kuş, yıldız, gün, ay.<br />
Asker, işçi, okullu<br />
Neşe Ã®le dopdolu<br />
Varol ey Cumhuriyet!<br />
Adı güzel hürriyet!<br />
<br />
Dökülen kanımızla<br />
Sönmez inancımızla,<br />
Kavuştuk bizler sana<br />
Can veririz uğruna.<br />
Gel tatlı şenliğimiz,<br />
Gel kutlu benliğimiz,<br />
<br />
Sen, bizim yüzümüzsün,<br />
Gönlümüz gözümüzsün,<br />
Damarımızda kansın.<br />
Dizimizde dermansın.<br />
Selam ey cumhuriyet!<br />
Selam ey büyük millet!<br />
N. Necati ÖNGAY<br />
________________________________________<br />
BUGÜN<br />
Durmadan dalgaları şanlı bayrağım,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Ağaçlar bezensin, dallar süslensin.<br />
Bahçeler donansın, güller süslensin.<br />
Ata'nın açtığı yollar süslensin.<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Yurt için savaşmak bir şanlı düğün,<br />
Yaşamak duygusu her şeyden üstün,<br />
İstiklal sevdası ufkumuzda gün,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Tarihe sığmayan şanlar Türk'ündür.<br />
Ölümden korkmayan canlar Türk'ündür.<br />
Bayrağa renk veren kanlar Türk'ündür,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Ata'mız her zaman kalbimizde hız,<br />
Ülkümüz uğrunda ölmek ahtımız,<br />
Şölenler kurulsun, içilsin kımız.<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
<br />
Kanım toprağa katanımız var,<br />
Bayrağın altında yatanımız var,<br />
Destanlar kaynağı vatanımız var,<br />
Yurdumun en büyük bayramı bugün.<br />
________________________________________<br />
BUGÜN<br />
Tarihin yücesine,<br />
Erdiği gün bugün.<br />
Hürriyet bahçesine,<br />
Girildiği gün bugün.<br />
<br />
Koşarak kutlu izden,<br />
İlk hedef Akdeniz’den,<br />
Sonsuz emele tezden,<br />
Varıldığı gün bugün.<br />
<br />
Ünlüsü bayramların,<br />
Şereflerin şanların,<br />
Uğrunca ne canların,<br />
Verildiği gün bugün.<br />
<br />
Alın açık, yüzler ak,<br />
Aydın artık her şafak,<br />
Kalplerin bayrak bayrak,<br />
Gerildiği gün bugün.<br />
<br />
Sonucu kara bahtın,<br />
Devrilen tacın, tahtın,<br />
Sultanın, saltanatın,<br />
Yerildiği gün bugün.<br />
<br />
Kutlu olsun ey millet,<br />
Canımız Cumhuriyet,<br />
Zaferin demet demet,<br />
Derildiği gün bugün...<br />
M. İhsan BULUR<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Atatürkün emaneti, <br />
Seviyoruz cumhuriyeti. <br />
<br />
Sevdik hürriyeti, <br />
Sahiplendik cumhuriyeti. <br />
<br />
Cumhuriyet benim, <br />
Ben cumhuriyetim. <br />
<br />
Ülkemin hüvviyeti, <br />
Türkiye Cumhuriyeti.<br />
İshak Özlü<br />
<br />
CUMHURİYET<br />
Faydalı zararlı ne?<br />
Düştü Gazi'miz öne,<br />
Sormazlardı kendine.<br />
Koşup dururdu millet,<br />
Sultanın emrine.<br />
<br />
Böyle kalmışlık geri,<br />
Uzun yollardan beri.<br />
Düşman yok karşımızda,<br />
Yabancılar girerken,<br />
Hiç durmadan ileri.<br />
<br />
Ata'mızın izinde,<br />
Gittikçe daha zinde.<br />
Dünyayı geçeceğiz;<br />
Cumhuriyet devrinde.<br />
<br />
Arka çevirip düne.<br />
Otuz yıl önce bizi<br />
Kavuşturdu bugüne.<br />
<br />
Sultan yok başımızda,<br />
Milletin hür sesi var;<br />
Yükselen marşımızda.<br />
Devrimler dizi dizi,<br />
Dünya seyreder bizi<br />
Hele bir dokun da gör;<br />
Dalgalanmış denizi...<br />
Zeki OZAN<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Tarifin fazilettir,<br />
Başkası eziyettir.<br />
Tek hâkimin millettir,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
<br />
Koruyacak millettir,<br />
Yaşaman bir servettir,<br />
Türk olmak bir şereftir,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
<br />
Çarpan tek bir yürektir,<br />
Hür yaşamak gerekir,<br />
Anmak büyük şereftir,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
<br />
Karanlıklar yok ettin,<br />
Dünyaya sevgi ektin,<br />
Sen bulunmaz nimettin,<br />
Cumhuriyet çok yaşa.<br />
Hüseyin KARADENİZ<br />
________________________________________<br />
YAŞASIN CUMHURİYET<br />
Coşkunuz, sevinçliyiz.<br />
Ayrı, gayrı değiliz,<br />
Bütün Türkler hep biriz,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
<br />
Dünyaya şeref saldık,<br />
Nice ülkeler aldık,<br />
Alnı lekesiz kaldık,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
<br />
Atatürk kalbimizde,<br />
Yürürüz her gün biz de<br />
Onun çizdiği izde,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
<br />
Türk, askerdir doğuştan;<br />
Hoşlanırız boğuştan,<br />
Bize anadır vatan,<br />
Yaşasın cumhuriyet...<br />
<br />
Yaşasın vatan ana,<br />
Bağlıyız candan ona,<br />
Ne mutlu Türk olana,<br />
Yaşasın cumhuriyet.<br />
Rakım ÇALAPALA<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET GÜNEŞİ<br />
Cumhuriyetten önce,<br />
Köle gibiydi millet.<br />
Sade bir tek kişinin,<br />
Emrindeydi memleket.<br />
<br />
Yoksulluk, bilgisizlik,<br />
Sardı dört yanımızı.<br />
Yaşardık, dişimize<br />
Takarak canımızı.<br />
<br />
Düşmanlar da üstelik,<br />
Saldırınca vatana.<br />
Başkaldırdı Atatürk,<br />
Yurdumuzu satana.<br />
<br />
Toplanıp etrafına,<br />
Dünyaya ateş açtık.<br />
Dört yıl yokluk içinde,<br />
Kahramanca savaştık.<br />
<br />
Nihayet temizlendi,<br />
Yabancılardan vatan.<br />
Cumhuriyet güneşi,<br />
Parladı işte o an.<br />
<br />
Onun ışıklarıyla,<br />
Kavuştuk hürriyete.<br />
Her gün bir bayram etsen<br />
Azdır cumhuriyete.<br />
Fahrünissa ELMALI<br />
________________________________________<br />
CUMHURİYET<br />
Genç, ihtiyar, kadın, kız,<br />
İşte sokaklardayız.<br />
Başımızda ay yıldız<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
<br />
Kurtuluş Savaşı’nın<br />
Bize armağanısın.<br />
İnsanım aydınlansın,<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
<br />
Sen özgürlük yolusun,<br />
Güzellikler dolusun.<br />
Yolum doğruluk olsun,<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
<br />
Atatürk önderimiz,<br />
Işıklı izindeyiz.<br />
Mutluyuz, sevinçliyiz,<br />
Seninle Cumhuriyet.<br />
Mehmet ŞAHİN]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[9. sınıf fizik yazılı soruları]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-9-sinif-fizik-yazili-sorulari.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:34:07 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-9-sinif-fizik-yazili-sorulari.html</guid>
			<description><![CDATA[A. Aşağıdaki boşlukları uygun şekilde doldurunuz.<br />
<br />
1. Maddeler doğada .............., ............., ...................... ve ............................ olmak üzere dört halde bulunur.<br />
2. Maddelerin iç yapısıyla ilgili değişiklikler .................................... değişikliklerdir.<br />
3. Bazı atomların birleşerek daha büyük çekirdekli yapıların oluşmasına ............................ denir.<br />
4 Kendiliğinden başka elementlere dönüşen maddelere .............................. maddeler denir. <br />
5. Petrol ve kömür enerjisi .................................. enerji kaynağıdır.<br />
6. Bir adamın boyu tahminen 170 cm diyen birisi ................ gözlem yapmıştır.<br />
 <br />
B. Aşağıdaki cümlelerin başına DOĞRUYSA ( D ), YANLIŞSA ( Y ) ifadelerinden birini koyunuz.<br />
<br />
7. (     ) P gücün birimidir.<br />
8. (     ) İnsanın vücut ısısı 37 0C dir.<br />
9. (     ) Fisyon olayında radyoaktif olmayan maddeler    	kullanılır.<br />
10. (     ) Ateş öteleme hareketi yapar.<br />
11. (     ) Oksijen mıknatıstan etkilenir.<br />
12. (     ) Tuzun suda çözünmesi fiziksel bir olaydır.<br />
<br />
C. Aşağıdaki şıklı soruları cevaplayınız.<br />
<br />
13. Aşağıdakilerden hangisi sıvı maddelere ait bir özellik değildir?<br />
<br />
   A) Hacim         	 B) Saydamlık  		   C) Şekil  <br />
 	  D) Akışkanlık     	     E) Öteleme hareketi<br />
<br />
14. Plazma maddeler için verilen;   <br />
   I. Maddenin 4. hâlidir.<br />
  II. Mıknatıstan etkilenmezler<br />
 III. Nötr ve iyonize olmuş gaz karışımıdır.<br />
<br />
Yargılarından hangileri doğrudur?<br />
<br />
A) Yalnız I  		 B) Yalnız II  	     C) II ve III   		 D) I ve III    		    E) I, II ve III<br />
<br />
15. Aşağıdakilerden hangileri cisim değildir?<br />
<br />
A) Kaşık    		B) Bıçak   	         C) Kapı     	     D) Dolap    		       E) Demir<br />
<br />
16. Aşağıdakilerden hangisi maddedir?<br />
<br />
A) Enerji   	     B)  Maden Suyu	   	C) Ses     	      D) Isı      		           E) Işık <br />
<br />
17. Aşağıdakilerden hangileri maddelerin ayırt edici özelliğidir?<br />
<br />
A)  Özkütle   		  B) Kütle 	       C) Hacim   <br />
  	      D) Tanecikli yapı           E) Eylemsizlik<br />
<br />
18. Gaz maddeler için verilen;   <br />
	  I. Elektriği iletirler.<br />
	 II. Akışkandırlar.<br />
	III. Sıkıştırılabilirler <br />
<br />
Yargılarından hangileri doğrudur?<br />
<br />
A) Yalnız I 		B) Yalnız II     	       C) II ve III    	     D) I ve III      	        E) I, II ve III<br />
<br />
D. Aşağıdaki soruların çözümlerini boş yerlere yapınız.<br />
<br />
19. Yarıçapı 2cm, yüksekliği 5 cm olan silindir şeklindeki cismin özkütlesi 2 g/cm3 olduğuna göre bu cismin kütlesi kaç g dır?<br />
<br />
20.  Yarıçapı 4cm olan küre şeklindeki bir kap,  bir kenarının uzunluğu 2 cm olan kare şeklindeki kapla su doldurulmak isteniyor. Buna göre kare şeklindeki kapla kaç defa su doldurulmalıdır?<br />
<br />
21. Bir vinç 25 kg kütleli bir paketi h yüksekliğine sabit hızla kaldırmaktadır. Vincin bu sırada yaptığı iş 75000 j olduğuna göre, h yüksekliği kaç metredir? ( g = 10 m/s2 )]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[A. Aşağıdaki boşlukları uygun şekilde doldurunuz.<br />
<br />
1. Maddeler doğada .............., ............., ...................... ve ............................ olmak üzere dört halde bulunur.<br />
2. Maddelerin iç yapısıyla ilgili değişiklikler .................................... değişikliklerdir.<br />
3. Bazı atomların birleşerek daha büyük çekirdekli yapıların oluşmasına ............................ denir.<br />
4 Kendiliğinden başka elementlere dönüşen maddelere .............................. maddeler denir. <br />
5. Petrol ve kömür enerjisi .................................. enerji kaynağıdır.<br />
6. Bir adamın boyu tahminen 170 cm diyen birisi ................ gözlem yapmıştır.<br />
 <br />
B. Aşağıdaki cümlelerin başına DOĞRUYSA ( D ), YANLIŞSA ( Y ) ifadelerinden birini koyunuz.<br />
<br />
7. (     ) P gücün birimidir.<br />
8. (     ) İnsanın vücut ısısı 37 0C dir.<br />
9. (     ) Fisyon olayında radyoaktif olmayan maddeler    	kullanılır.<br />
10. (     ) Ateş öteleme hareketi yapar.<br />
11. (     ) Oksijen mıknatıstan etkilenir.<br />
12. (     ) Tuzun suda çözünmesi fiziksel bir olaydır.<br />
<br />
C. Aşağıdaki şıklı soruları cevaplayınız.<br />
<br />
13. Aşağıdakilerden hangisi sıvı maddelere ait bir özellik değildir?<br />
<br />
   A) Hacim         	 B) Saydamlık  		   C) Şekil  <br />
 	  D) Akışkanlık     	     E) Öteleme hareketi<br />
<br />
14. Plazma maddeler için verilen;   <br />
   I. Maddenin 4. hâlidir.<br />
  II. Mıknatıstan etkilenmezler<br />
 III. Nötr ve iyonize olmuş gaz karışımıdır.<br />
<br />
Yargılarından hangileri doğrudur?<br />
<br />
A) Yalnız I  		 B) Yalnız II  	     C) II ve III   		 D) I ve III    		    E) I, II ve III<br />
<br />
15. Aşağıdakilerden hangileri cisim değildir?<br />
<br />
A) Kaşık    		B) Bıçak   	         C) Kapı     	     D) Dolap    		       E) Demir<br />
<br />
16. Aşağıdakilerden hangisi maddedir?<br />
<br />
A) Enerji   	     B)  Maden Suyu	   	C) Ses     	      D) Isı      		           E) Işık <br />
<br />
17. Aşağıdakilerden hangileri maddelerin ayırt edici özelliğidir?<br />
<br />
A)  Özkütle   		  B) Kütle 	       C) Hacim   <br />
  	      D) Tanecikli yapı           E) Eylemsizlik<br />
<br />
18. Gaz maddeler için verilen;   <br />
	  I. Elektriği iletirler.<br />
	 II. Akışkandırlar.<br />
	III. Sıkıştırılabilirler <br />
<br />
Yargılarından hangileri doğrudur?<br />
<br />
A) Yalnız I 		B) Yalnız II     	       C) II ve III    	     D) I ve III      	        E) I, II ve III<br />
<br />
D. Aşağıdaki soruların çözümlerini boş yerlere yapınız.<br />
<br />
19. Yarıçapı 2cm, yüksekliği 5 cm olan silindir şeklindeki cismin özkütlesi 2 g/cm3 olduğuna göre bu cismin kütlesi kaç g dır?<br />
<br />
20.  Yarıçapı 4cm olan küre şeklindeki bir kap,  bir kenarının uzunluğu 2 cm olan kare şeklindeki kapla su doldurulmak isteniyor. Buna göre kare şeklindeki kapla kaç defa su doldurulmalıdır?<br />
<br />
21. Bir vinç 25 kg kütleli bir paketi h yüksekliğine sabit hızla kaldırmaktadır. Vincin bu sırada yaptığı iş 75000 j olduğuna göre, h yüksekliği kaç metredir? ( g = 10 m/s2 )]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Din kültürü ve ahlak bilgisi yazılı sorulları]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-yazili-sorullari.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:28:37 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-yazili-sorullari.html</guid>
			<description><![CDATA[1.  Aşağıdaki  Yargılardan  Hangisi  Doğrudur?<br />
<br />
A/  Dini  Bilgiler  Akla  ve  Mantığa  Uymaz<br />
                                           B/  Gerçek  Bilgi  Yalnızca  Bilimsel  Bilgidir<br />
C/  Dinsiz  Bilim  Kör,  İlimsiz  Din  Topaldır<br />
 D/  Bilimin  İspatlayamadığı  Bütün  Bilgiler  Yanlıştır<br />
<br />
 2.  Hangisi  30  Sahifelik  Suhuf  Verilen  Peygamberdir?			<br />
      A/  Hz. İdris        B/  Hz. Musa        C/  Hz. Adem       D/  Hz. Şit<br />
<br />
  3.   Allah’ın  Birliğine  İnanıp  Ona  Ortak  Koşmamak, Yalnızca  O’na  Kulluk  Edip,  Sadece  Ondan  Yardım  Dilemek Anlamına  Gelen  Kelime  Aşağıdakilerden  Hangisidir?<br />
<br />
    A) Ahiret             B) Tevhid	          C) Fıtrat	      D) Nübüvvet	<br />
<br />
4. Aşağıdaki   İfadelerden   Hangisi   Yanlıştır?<br />
<br />
A- Vahyin Kaynağı Yüce Allah’ın Kendisidir, Yani Vahiy Allah Kelamıdır.<br />
B -Vahiy Evrenseldir, Yani Tek Bir Çağa ve Tek Bir Millete Özgü Değildir.<br />
C- İnsanın Her Zaman Allah’tan Gelecek Mesajlara Yani Vahye İhtiyacı Vardır.<br />
D- Çağımızda  İnsanlar  Sorunlarını  Vahiy  Olmadan da  Çözebilirler.<br />
             <br />
 5. On Emir, Allah Tarafından Peygamberlerden Hangisine  Bildirilmiştir?<br />
<br />
A-   Hz. Süleyman                           B-    Hz. Musa<br />
<br />
C.    Hz. İdris                                  D.      Hz. Muhammed<br />
D-         <br />
<br />
Aşağıdaki   Sorulara  Doğru   Olana  (   D  ),   Yanlış  Olana     (  Y  )    Harfini   Yerleştiriniz      <br />
<br />
  6. -------------   Vahiy  Bölgeseldir. Hangi  Peygambere    Gelmişse  O  ve  Onun  Toplumuna  Özgüdür.<br />
<br />
              7.  -------------   Hz.  Musa’nın  Mensubu  Olduğu  Din  Yahudiliktir<br />
                                                                                      .  <br />
  8.  ----------- Şintoizm’in Belli Bir Kurucusu  ve  İnanç  Sistemi  Yoktur<br />
	<br />
  9.  ------------  Hıristiyanlık Allah’ın  Vahiy Yoluyla  Bildirdiği  Üç  Dinden  Birisidir.<br />
                                                                            <br />
10.  ------------  Gnostizme  Göre  Bilginin  Kaynağı  Keşif  ve  İlhamdır<br />
11. DİNLER  GENEL  OLARAK  KAÇ  GRUBA  AYRILIR .   <br />
                           MADDELER  HALİNDE  AÇIKLAYARAK  YAZINIZ<br />
<br />
12.  ALLAH’IN  ZATİ  SIFATLARINI ANLAMI İLE BERABER KISACA YAZINIZ  :  <br />
<br />
13.  İMANIN   ŞARTLARINI  ( AMENTÜYÜ ) SIRASIYLA  YAZINIZ.<br />
<br />
14. AŞAĞIDAKİ  KAVRAMLARI  AÇIKLAYINIZ.  <br />
<br />
KAFİR  :----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
HELAL : ----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
         15 .  DİNSİZ  İNSAN  OLABİLİR Mİ?  CEVABINIZ  EVET  VEYA  <br />
                                               HAYIR  İSE   NEDENİNİ  İZAH  EDİNİZ                      <br />
<br />
ENVER  EKİNCİ<br />
  Başarılar  Dilerim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1.  Aşağıdaki  Yargılardan  Hangisi  Doğrudur?<br />
<br />
A/  Dini  Bilgiler  Akla  ve  Mantığa  Uymaz<br />
                                           B/  Gerçek  Bilgi  Yalnızca  Bilimsel  Bilgidir<br />
C/  Dinsiz  Bilim  Kör,  İlimsiz  Din  Topaldır<br />
 D/  Bilimin  İspatlayamadığı  Bütün  Bilgiler  Yanlıştır<br />
<br />
 2.  Hangisi  30  Sahifelik  Suhuf  Verilen  Peygamberdir?			<br />
      A/  Hz. İdris        B/  Hz. Musa        C/  Hz. Adem       D/  Hz. Şit<br />
<br />
  3.   Allah’ın  Birliğine  İnanıp  Ona  Ortak  Koşmamak, Yalnızca  O’na  Kulluk  Edip,  Sadece  Ondan  Yardım  Dilemek Anlamına  Gelen  Kelime  Aşağıdakilerden  Hangisidir?<br />
<br />
    A) Ahiret             B) Tevhid	          C) Fıtrat	      D) Nübüvvet	<br />
<br />
4. Aşağıdaki   İfadelerden   Hangisi   Yanlıştır?<br />
<br />
A- Vahyin Kaynağı Yüce Allah’ın Kendisidir, Yani Vahiy Allah Kelamıdır.<br />
B -Vahiy Evrenseldir, Yani Tek Bir Çağa ve Tek Bir Millete Özgü Değildir.<br />
C- İnsanın Her Zaman Allah’tan Gelecek Mesajlara Yani Vahye İhtiyacı Vardır.<br />
D- Çağımızda  İnsanlar  Sorunlarını  Vahiy  Olmadan da  Çözebilirler.<br />
             <br />
 5. On Emir, Allah Tarafından Peygamberlerden Hangisine  Bildirilmiştir?<br />
<br />
A-   Hz. Süleyman                           B-    Hz. Musa<br />
<br />
C.    Hz. İdris                                  D.      Hz. Muhammed<br />
D-         <br />
<br />
Aşağıdaki   Sorulara  Doğru   Olana  (   D  ),   Yanlış  Olana     (  Y  )    Harfini   Yerleştiriniz      <br />
<br />
  6. -------------   Vahiy  Bölgeseldir. Hangi  Peygambere    Gelmişse  O  ve  Onun  Toplumuna  Özgüdür.<br />
<br />
              7.  -------------   Hz.  Musa’nın  Mensubu  Olduğu  Din  Yahudiliktir<br />
                                                                                      .  <br />
  8.  ----------- Şintoizm’in Belli Bir Kurucusu  ve  İnanç  Sistemi  Yoktur<br />
	<br />
  9.  ------------  Hıristiyanlık Allah’ın  Vahiy Yoluyla  Bildirdiği  Üç  Dinden  Birisidir.<br />
                                                                            <br />
10.  ------------  Gnostizme  Göre  Bilginin  Kaynağı  Keşif  ve  İlhamdır<br />
11. DİNLER  GENEL  OLARAK  KAÇ  GRUBA  AYRILIR .   <br />
                           MADDELER  HALİNDE  AÇIKLAYARAK  YAZINIZ<br />
<br />
12.  ALLAH’IN  ZATİ  SIFATLARINI ANLAMI İLE BERABER KISACA YAZINIZ  :  <br />
<br />
13.  İMANIN   ŞARTLARINI  ( AMENTÜYÜ ) SIRASIYLA  YAZINIZ.<br />
<br />
14. AŞAĞIDAKİ  KAVRAMLARI  AÇIKLAYINIZ.  <br />
<br />
KAFİR  :----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
HELAL : ----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
         15 .  DİNSİZ  İNSAN  OLABİLİR Mİ?  CEVABINIZ  EVET  VEYA  <br />
                                               HAYIR  İSE   NEDENİNİ  İZAH  EDİNİZ                      <br />
<br />
ENVER  EKİNCİ<br />
  Başarılar  Dilerim]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fazla spor yapmak zararlı mıdır? ]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-fazla-spor-yapmak-zararli-midir.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:22:22 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-fazla-spor-yapmak-zararli-midir.html</guid>
			<description><![CDATA[• Fazla spor yapmak zararlı mıdır? <br />
Düzenli egzersiz ve spor yapmak sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Fazla ve ağır spor yapan genç kızlarda bu duruma beslenme bozukluğu eklendiğinde östrojen (kadınlık hormonu) azalır. Adet sikluslarının düzeni bozulur ve amenore (adet kanamasının hiç olmaması), östrojen eksikliğine bağlı kemik erimesi başlar. Ağır spor yapan kızların % 60’ynda amenore görülür. Aşağıdaki bulgular görüldüğünde hemen hekime başvurulması gerekir. <br />
Kilo kaybı <br />
Düzensiz adet kanamaları ve amenore <br />
Yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu <br />
Kas yaralanmaları <br />
Kemiklerde stres kırıkları (bir travma olmadan meydana gelen kırıklar) <br />
Bu durum uzun süre tedavi edilmediğinde kemiklere, üreme sağlığınıza ve kalbinize kalıcı zararlar verebilir. <br />
Beslenme düzenlenerek, kalsiyum ve vitamin takviyesi yapılmalıdır. Gerektiğinde hormon ilaçları da kullanılabilir. <br />
Fazla spor yapıldığında; <br />
Adet kanamalarının tarihleri kaydedilip izlenmeli, <br />
Öğün atlamadan düzenli beslenilmeli, <br />
Bayan atletlerle çalışan diyetislerden beslenmeniz ile ilgili tavsiyeler alınıp, gerektiğinde vitamin, kalsiyum ve demir takviyesi yapılmalı, Sporu genç kızın kendisi için yaptığı ve sağlığın her şeyden önemli olduğu unutulmamalı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[• Fazla spor yapmak zararlı mıdır? <br />
Düzenli egzersiz ve spor yapmak sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Fazla ve ağır spor yapan genç kızlarda bu duruma beslenme bozukluğu eklendiğinde östrojen (kadınlık hormonu) azalır. Adet sikluslarının düzeni bozulur ve amenore (adet kanamasının hiç olmaması), östrojen eksikliğine bağlı kemik erimesi başlar. Ağır spor yapan kızların % 60’ynda amenore görülür. Aşağıdaki bulgular görüldüğünde hemen hekime başvurulması gerekir. <br />
Kilo kaybı <br />
Düzensiz adet kanamaları ve amenore <br />
Yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu <br />
Kas yaralanmaları <br />
Kemiklerde stres kırıkları (bir travma olmadan meydana gelen kırıklar) <br />
Bu durum uzun süre tedavi edilmediğinde kemiklere, üreme sağlığınıza ve kalbinize kalıcı zararlar verebilir. <br />
Beslenme düzenlenerek, kalsiyum ve vitamin takviyesi yapılmalıdır. Gerektiğinde hormon ilaçları da kullanılabilir. <br />
Fazla spor yapıldığında; <br />
Adet kanamalarının tarihleri kaydedilip izlenmeli, <br />
Öğün atlamadan düzenli beslenilmeli, <br />
Bayan atletlerle çalışan diyetislerden beslenmeniz ile ilgili tavsiyeler alınıp, gerektiğinde vitamin, kalsiyum ve demir takviyesi yapılmalı, Sporu genç kızın kendisi için yaptığı ve sağlığın her şeyden önemli olduğu unutulmamalı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ergenlik çağında kızlarda neler değişir]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-ergenlik-caginda-kizlarda-neler-degisir.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:21:00 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-ergenlik-caginda-kizlarda-neler-degisir.html</guid>
			<description><![CDATA[Ergenlik çağında kızlarda neler değişir<br />
<br />
• Dış görünüşünüzde meydana gelen değişiklikler; <br />
Ergenlik döneminin başlaması ile beraber önce kalçalar yuvarlaklaşmaya başlar, bunu cinsel organların etrafında ve koltuk altında tüylerin belirmesi takip eder. Göğüslerin büyüklüğü ve şekli değişir. Bu değişiklikler kişilere göre hızlı veya yavaş olabilir. Özellikle, koltuk altında daha fazla terleme başlar. Bu dönemde hormonların etkisi ile ciltte yağlanma artar ve sivilceler çıkar. Ergenlik döneminden itibaren daha fazla salınmaya başlayan cinsiyet hormonlarının etkisi ile adet kanamaları ve adet siklusları başlar. Hormonların etkisi ile duygular ve davranışlar da değişir; psikolojik yapı değişerek çocuk kişiliğinden, genç kız kişiliğine geçilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ergenlik çağında kızlarda neler değişir<br />
<br />
• Dış görünüşünüzde meydana gelen değişiklikler; <br />
Ergenlik döneminin başlaması ile beraber önce kalçalar yuvarlaklaşmaya başlar, bunu cinsel organların etrafında ve koltuk altında tüylerin belirmesi takip eder. Göğüslerin büyüklüğü ve şekli değişir. Bu değişiklikler kişilere göre hızlı veya yavaş olabilir. Özellikle, koltuk altında daha fazla terleme başlar. Bu dönemde hormonların etkisi ile ciltte yağlanma artar ve sivilceler çıkar. Ergenlik döneminden itibaren daha fazla salınmaya başlayan cinsiyet hormonlarının etkisi ile adet kanamaları ve adet siklusları başlar. Hormonların etkisi ile duygular ve davranışlar da değişir; psikolojik yapı değişerek çocuk kişiliğinden, genç kız kişiliğine geçilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zamanı Etkili Kullanma]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-zamani-etkili-kullanma.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:19:32 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-zamani-etkili-kullanma.html</guid>
			<description><![CDATA[Zamanı Etkili Kullanma<br />
Unutmayın ki herkesin herhangi bir konuyu anlaması ve bu bildiklerini<br />
kullanabilmesi onun bireysel yetenekleri ile doğru orantılıdır. Sosyal-duygusal,<br />
zihinsel özellikleriniz ile ilgi ve alışkanlıklarınız, öğrenme yaşantılarınızı etkileyen<br />
önemli durumlardır. Kendinizi kimse ile karşılaştırmadan, neyi ne kadar sürede<br />
öğrenerek diğer bilgilerinizle nasıl birleştirebildiğinizi gözlemleyin. Ve buna bağlı<br />
olarak her konu için çalışma sürenizi kendinize göre belirleyin. Belirli bir çalışma<br />
sonunda ihtiyaç hissettiğinizde mutlaka ara verin ve 5-10 dakika dinlenin. Bu sizin<br />
dikkatinizi tazeleyerek çalışmaya devam etme sürenizi artıracak, veriminizi<br />
koruyacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Zamanı Etkili Kullanma<br />
Unutmayın ki herkesin herhangi bir konuyu anlaması ve bu bildiklerini<br />
kullanabilmesi onun bireysel yetenekleri ile doğru orantılıdır. Sosyal-duygusal,<br />
zihinsel özellikleriniz ile ilgi ve alışkanlıklarınız, öğrenme yaşantılarınızı etkileyen<br />
önemli durumlardır. Kendinizi kimse ile karşılaştırmadan, neyi ne kadar sürede<br />
öğrenerek diğer bilgilerinizle nasıl birleştirebildiğinizi gözlemleyin. Ve buna bağlı<br />
olarak her konu için çalışma sürenizi kendinize göre belirleyin. Belirli bir çalışma<br />
sonunda ihtiyaç hissettiğinizde mutlaka ara verin ve 5-10 dakika dinlenin. Bu sizin<br />
dikkatinizi tazeleyerek çalışmaya devam etme sürenizi artıracak, veriminizi<br />
koruyacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beş Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar ]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-bes-yas-cocuklarinin-alabilecekleri-sorumluluklar.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:18:33 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-bes-yas-cocuklarinin-alabilecekleri-sorumluluklar.html</guid>
			<description><![CDATA[Beş Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar <br />
 <br />
•	Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlamak, <br />
•	Yatakları düzeltmek ve odasını temizlemek, <br />
•	Basit bir kahvaltıyı hazırlamak, <br />
•	Yedikten sonra kirlilerini kendi başına kaldırmak, <br />
•	Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçmek ve kendi başına giyinmek, <br />
•	Kirli giyeceklerini sepete atmak, <br />
•	Telefona gerektiği şekilde cevap vermek, <br />
•	Ayakkabılarını bağlamayı öğrenmek, <br />
•	Kendi kendine hazırlanmak (saçını tarama).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Beş Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar <br />
 <br />
•	Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlamak, <br />
•	Yatakları düzeltmek ve odasını temizlemek, <br />
•	Basit bir kahvaltıyı hazırlamak, <br />
•	Yedikten sonra kirlilerini kendi başına kaldırmak, <br />
•	Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçmek ve kendi başına giyinmek, <br />
•	Kirli giyeceklerini sepete atmak, <br />
•	Telefona gerektiği şekilde cevap vermek, <br />
•	Ayakkabılarını bağlamayı öğrenmek, <br />
•	Kendi kendine hazırlanmak (saçını tarama).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuğunuza sorumluluk kazandırmada anne ve babaya düşen görevler]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-cocugunuza-sorumluluk-kazandirmada-anne-ve-babaya-dusen-gorevler.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:12:37 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-cocugunuza-sorumluluk-kazandirmada-anne-ve-babaya-dusen-gorevler.html</guid>
			<description><![CDATA[SORUMLULUK KAZANDIRMADA ANNE BABAYA DÜŞEN GÖREVLER <br />
 <br />
Çocuğunuz sizinle işbirliği yapsa da yapmasa da koşulsuz sevgi ve onay gösterin<br />
•	Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. <br />
•	Çocuğunuzun size bağımlı olduğunu düşünüyorsanız koruyucu tutumunuzu değiştirin. <br />
•	Sürekli sorumsuz davranan çocuklar anne babaları tarafından sorumlu davranmalarına izin verilmeyen çocuklardır. <br />
•	Çocuğunuzun kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına ve iyi gitmeyen davranışlarını değiştirmesine fırsat verin. <br />
•	Çocuğunuzun yaşına uygun sorumluluklar listesi hazırlayın. Sorumluluğunu üstlenmek istediği işleri bu listeden seçmesine fırsat verin ve onun doğru kararlar verebileceğine olan güveninizi koruyun. Bu listeden seçim yapması konusunda onu zorlarsanız ya da yapacağı işleri siz seçerseniz sorumluluk duygusunu geliştirmeniz zorlaşır. <br />
•	Ev ile ilgili sorumlulukları çocuklarınız arasında paylaştırırken adil olun. Bunun en iyi yolu işlerin sırayla yapılmasıdır. <br />
•	Çocuğun kırıp dökmesinin ve yaşadığı olumsuz deneyimlerin öğrenmenin gerekli şartı olduğunu unutmayın <br />
•	Çocuğunuzun yaptığı yanlış seçimlerin (hayatını tehlikeye atmadıkça) sonuçlarını yaşamasına izin verin ki onlardan bazı dersler çıkarabilsin. <br />
•	Çocuğunuza yardım edeyim derken, onun sorumluluğunun gelişmesini engelleyebileceğinizi unutmayın. Eğer işin nasıl yapılabileceğini bilmiyorsa ona işin nasıl yapılacağını gösterin. <br />
•	Çocuğunuza uygun model oluşturun. Çünkü sorumluluk kazandırmak istediğiniz halde sizin sorumluluklarınızı yerine getirmemeniz onu olumsuz etkileyecektir. İşe yaramayan davranış, inanç ve tutumlarınızı değiştirmeye istekli olun <br />
•	Çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmediği zaman ne gibi ceza veya yaptırımlarla karşılaşabileceğini söylemek yerine işini bitirdiğinde onu manevi yönden destekleyerek (aferin, çok güzel oldu, teşekkür ederim gibi) güven duygusunun ve sorumluluk bilincinin gelişmesini sağlayın.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SORUMLULUK KAZANDIRMADA ANNE BABAYA DÜŞEN GÖREVLER <br />
 <br />
Çocuğunuz sizinle işbirliği yapsa da yapmasa da koşulsuz sevgi ve onay gösterin<br />
•	Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. <br />
•	Çocuğunuzun size bağımlı olduğunu düşünüyorsanız koruyucu tutumunuzu değiştirin. <br />
•	Sürekli sorumsuz davranan çocuklar anne babaları tarafından sorumlu davranmalarına izin verilmeyen çocuklardır. <br />
•	Çocuğunuzun kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına ve iyi gitmeyen davranışlarını değiştirmesine fırsat verin. <br />
•	Çocuğunuzun yaşına uygun sorumluluklar listesi hazırlayın. Sorumluluğunu üstlenmek istediği işleri bu listeden seçmesine fırsat verin ve onun doğru kararlar verebileceğine olan güveninizi koruyun. Bu listeden seçim yapması konusunda onu zorlarsanız ya da yapacağı işleri siz seçerseniz sorumluluk duygusunu geliştirmeniz zorlaşır. <br />
•	Ev ile ilgili sorumlulukları çocuklarınız arasında paylaştırırken adil olun. Bunun en iyi yolu işlerin sırayla yapılmasıdır. <br />
•	Çocuğun kırıp dökmesinin ve yaşadığı olumsuz deneyimlerin öğrenmenin gerekli şartı olduğunu unutmayın <br />
•	Çocuğunuzun yaptığı yanlış seçimlerin (hayatını tehlikeye atmadıkça) sonuçlarını yaşamasına izin verin ki onlardan bazı dersler çıkarabilsin. <br />
•	Çocuğunuza yardım edeyim derken, onun sorumluluğunun gelişmesini engelleyebileceğinizi unutmayın. Eğer işin nasıl yapılabileceğini bilmiyorsa ona işin nasıl yapılacağını gösterin. <br />
•	Çocuğunuza uygun model oluşturun. Çünkü sorumluluk kazandırmak istediğiniz halde sizin sorumluluklarınızı yerine getirmemeniz onu olumsuz etkileyecektir. İşe yaramayan davranış, inanç ve tutumlarınızı değiştirmeye istekli olun <br />
•	Çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmediği zaman ne gibi ceza veya yaptırımlarla karşılaşabileceğini söylemek yerine işini bitirdiğinde onu manevi yönden destekleyerek (aferin, çok güzel oldu, teşekkür ederim gibi) güven duygusunun ve sorumluluk bilincinin gelişmesini sağlayın.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Planlı Çalışma]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-planli-calisma.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:09:38 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-planli-calisma.html</guid>
			<description><![CDATA[Planlı Çalışma<br />
Zaman zaman hepimiz bir çalışma başlatmak istediğimizde nereden<br />
başlayacağımızı bilemeyiz. Hangi konuya öncelik vereceğimizi, her konuya ne<br />
kadar zaman ayırmamız gerektiğini bilememek, çalışmayı başlatmamızda<br />
cesaretimizi kırabilir. Bu kararsızlık başladığınız bir işi tamamlayamama, sık<br />
sık çalışma yöntemini değiştirme, dikkatini uzun süre ayakta tutamama gibi<br />
yan etkiler yaratabilir.<br />
Planlı çalışma, çalışmanın şekil, zaman ve mekân açısından programlanmasını<br />
gerektirir.<br />
Planlama yaparken:<br />
• Hangi ders ve konuya hangi zamanda, ne kadar süre ayıracağınızı<br />
belirleyin,<br />
• Okul derslerini ve okuldaki sorumluluklarınızı ihmal etmeyecek<br />
şekilde bir sınav hazırlık programı hazırlayın,<br />
• Sizin için gerekli olan her türlü tarihi, sizin için iyi bir uyaran olacak<br />
şekilde not ederek unutmamayı deneyin,<br />
• Yaptığınız zaman programına mümkün olduğunca uymaya çalışın.<br />
Hiçbir ders, ödev ve sınav hazırlığı için son ana sıkıştırılmış bir<br />
hazırlık yaparak, programınızın aksamasına neden olmayın,<br />
• Planınızda bir aksama olduğunda aksayan çalışmanız için diğer<br />
çalışmanızı etkilemeyecek yeni bir çalışma zamanını mutlaka<br />
belirleyin ve uygulamayı ihmal etmeyin,<br />
• Günlük yaşantınızda zihninizi ve bedeninizi dinlendirme<br />
faaliyetlerinizi planlayınız ve bu sayede veriminizi artırarak, ders<br />
çalışma isteğinizi dinamik tutun.<br />
Bütün planlamanıza rağmen ders çalışmaya geçtiğinizde hâlen kendinizi yorgun<br />
ve isteksiz hissediyorsanız etkinliklerinizin zaman planlamasında bir hata var<br />
demektir, yeniden gözden geçirin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Planlı Çalışma<br />
Zaman zaman hepimiz bir çalışma başlatmak istediğimizde nereden<br />
başlayacağımızı bilemeyiz. Hangi konuya öncelik vereceğimizi, her konuya ne<br />
kadar zaman ayırmamız gerektiğini bilememek, çalışmayı başlatmamızda<br />
cesaretimizi kırabilir. Bu kararsızlık başladığınız bir işi tamamlayamama, sık<br />
sık çalışma yöntemini değiştirme, dikkatini uzun süre ayakta tutamama gibi<br />
yan etkiler yaratabilir.<br />
Planlı çalışma, çalışmanın şekil, zaman ve mekân açısından programlanmasını<br />
gerektirir.<br />
Planlama yaparken:<br />
• Hangi ders ve konuya hangi zamanda, ne kadar süre ayıracağınızı<br />
belirleyin,<br />
• Okul derslerini ve okuldaki sorumluluklarınızı ihmal etmeyecek<br />
şekilde bir sınav hazırlık programı hazırlayın,<br />
• Sizin için gerekli olan her türlü tarihi, sizin için iyi bir uyaran olacak<br />
şekilde not ederek unutmamayı deneyin,<br />
• Yaptığınız zaman programına mümkün olduğunca uymaya çalışın.<br />
Hiçbir ders, ödev ve sınav hazırlığı için son ana sıkıştırılmış bir<br />
hazırlık yaparak, programınızın aksamasına neden olmayın,<br />
• Planınızda bir aksama olduğunda aksayan çalışmanız için diğer<br />
çalışmanızı etkilemeyecek yeni bir çalışma zamanını mutlaka<br />
belirleyin ve uygulamayı ihmal etmeyin,<br />
• Günlük yaşantınızda zihninizi ve bedeninizi dinlendirme<br />
faaliyetlerinizi planlayınız ve bu sayede veriminizi artırarak, ders<br />
çalışma isteğinizi dinamik tutun.<br />
Bütün planlamanıza rağmen ders çalışmaya geçtiğinizde hâlen kendinizi yorgun<br />
ve isteksiz hissediyorsanız etkinliklerinizin zaman planlamasında bir hata var<br />
demektir, yeniden gözden geçirin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dengeli beslenmenin faydaarı]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-dengeli-beslenmenin-faydaari.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:07:04 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-dengeli-beslenmenin-faydaari.html</guid>
			<description><![CDATA[Yeterli ve dengeli beslenin<br />
Beslenme alışkanlığı önemlidir. Yanlış beslenme; hâlsizlik, iştahsızlık, isteksizlik,<br />
vücut direncinin düşüklüğü gibi sorunlara yol açabilir. Bu da verimli çalışmayı engeller.<br />
Ayrıca bu dönem gelişim çağı olduğundan, rejim yapmak ya da aşırı beslenme gibi<br />
sorunlara önlem alınması gerekmektedir. Bu dönemde fiziksel kaygılar nedeniyle<br />
gereksiz sorunların ortaya çıkarak sınav motivasyonunun düşürülmesine izin<br />
verilmemelidir.<br />
Bu dönemde sağlıklı bir vücut ve hastalıklara karşı direncin geliştirilebilmesi için<br />
yaşınıza, boyunuza, fiziksel gelişiminize ve fiziksel aktivitelerinizin yoğunluğuna göre<br />
ihtiyaç duyduğunuz her türlü besin grubundan yeterli miktarda alınmasını düzenleyen bir<br />
beslenme alışkanlığınızın olmasında fayda vardır. Dengesiz ve yetersiz beslenmenin<br />
oluşturacağı sorunları gidermekle uğraşarak vakit kaybı yaşamaktansa sınava hazırlık<br />
sürecinin en başında doktorunuza ve diyetisyeninize danışarak size uygun beslenme<br />
programı konusundaki tavsiyelerine uyun.<br />
Vücutta besin ögeleri dengenizin korunması, sizin sağlam vücut ritminizi<br />
korumanın yanı sıra yaşam fonksiyonlarınızı olumsuz etkileyecek depresyon, hastalık,<br />
hâlsizlik, zihinsel yorgunluk vb. durumların azalmasında faydalıdır. Ayrıca, sağlıklı<br />
beslenme sadece belli bir döneme özgü bir olmamalıdır. Tüm yaşantımızda bunu<br />
alışkanlık hâline getirmeliyiz. Bu nedenle hayatınızdaki bu önemli süreci, sağlıklı beslenme<br />
alışkanlığını kazanmada bir fırsat olarak görebilirsiniz.<br />
Bununla birlikte bu durum, bedeninize önem vermekle de ilgili bir olaydır. Çalışma<br />
saatlerinin uzunluğu, yıpratıcılığı ve üzerinizde yarattığı baskı ile dikkat sürenizi<br />
artırmak veya ayakta kalabilmek için beslenme, uyku gibi vücudunuzun sağlığını<br />
korumasındaki temel ihtiyaçlarını ihmal etmeyin.<br />
Özellikle sınavdan hemen önce:<br />
• Aşırı yeme ya da hiç yememek gibi hatalar yapmayın,<br />
• Sınav anında size tuvalet ihtiyacı yaratmayacak şekilde sıvı tüketin,<br />
• Sınav öncesi dışarıda bilmediğiniz bir mekanda ya da bilmediğiniz, vücudunuzun ne<br />
tepki verdiğinden emin olmadığınız besinleri denemeyin,<br />
• Sınav sabahı enerjik olma, algılama, sonuç çıkarma, hafızada tutma, problem<br />
çözmede daha becerikli olmak için mutlaka kahvaltı edin,<br />
• Sınav anında sizin yanınızda bulunmasını istediğiniz ve sınavda tüketmenizin yasak<br />
olmadığı besinleri yanınıza alın( Su vb.).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yeterli ve dengeli beslenin<br />
Beslenme alışkanlığı önemlidir. Yanlış beslenme; hâlsizlik, iştahsızlık, isteksizlik,<br />
vücut direncinin düşüklüğü gibi sorunlara yol açabilir. Bu da verimli çalışmayı engeller.<br />
Ayrıca bu dönem gelişim çağı olduğundan, rejim yapmak ya da aşırı beslenme gibi<br />
sorunlara önlem alınması gerekmektedir. Bu dönemde fiziksel kaygılar nedeniyle<br />
gereksiz sorunların ortaya çıkarak sınav motivasyonunun düşürülmesine izin<br />
verilmemelidir.<br />
Bu dönemde sağlıklı bir vücut ve hastalıklara karşı direncin geliştirilebilmesi için<br />
yaşınıza, boyunuza, fiziksel gelişiminize ve fiziksel aktivitelerinizin yoğunluğuna göre<br />
ihtiyaç duyduğunuz her türlü besin grubundan yeterli miktarda alınmasını düzenleyen bir<br />
beslenme alışkanlığınızın olmasında fayda vardır. Dengesiz ve yetersiz beslenmenin<br />
oluşturacağı sorunları gidermekle uğraşarak vakit kaybı yaşamaktansa sınava hazırlık<br />
sürecinin en başında doktorunuza ve diyetisyeninize danışarak size uygun beslenme<br />
programı konusundaki tavsiyelerine uyun.<br />
Vücutta besin ögeleri dengenizin korunması, sizin sağlam vücut ritminizi<br />
korumanın yanı sıra yaşam fonksiyonlarınızı olumsuz etkileyecek depresyon, hastalık,<br />
hâlsizlik, zihinsel yorgunluk vb. durumların azalmasında faydalıdır. Ayrıca, sağlıklı<br />
beslenme sadece belli bir döneme özgü bir olmamalıdır. Tüm yaşantımızda bunu<br />
alışkanlık hâline getirmeliyiz. Bu nedenle hayatınızdaki bu önemli süreci, sağlıklı beslenme<br />
alışkanlığını kazanmada bir fırsat olarak görebilirsiniz.<br />
Bununla birlikte bu durum, bedeninize önem vermekle de ilgili bir olaydır. Çalışma<br />
saatlerinin uzunluğu, yıpratıcılığı ve üzerinizde yarattığı baskı ile dikkat sürenizi<br />
artırmak veya ayakta kalabilmek için beslenme, uyku gibi vücudunuzun sağlığını<br />
korumasındaki temel ihtiyaçlarını ihmal etmeyin.<br />
Özellikle sınavdan hemen önce:<br />
• Aşırı yeme ya da hiç yememek gibi hatalar yapmayın,<br />
• Sınav anında size tuvalet ihtiyacı yaratmayacak şekilde sıvı tüketin,<br />
• Sınav öncesi dışarıda bilmediğiniz bir mekanda ya da bilmediğiniz, vücudunuzun ne<br />
tepki verdiğinden emin olmadığınız besinleri denemeyin,<br />
• Sınav sabahı enerjik olma, algılama, sonuç çıkarma, hafızada tutma, problem<br />
çözmede daha becerikli olmak için mutlaka kahvaltı edin,<br />
• Sınav anında sizin yanınızda bulunmasını istediğiniz ve sınavda tüketmenizin yasak<br />
olmadığı besinleri yanınıza alın( Su vb.).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mümkün olsaydı şiiri]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-mumkun-olsaydi-siiri.html</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:03:20 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-mumkun-olsaydi-siiri.html</guid>
			<description><![CDATA[MÜMKÜN OLSAYDI...<br />
Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı:<br />
<br />
Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine,<br />
parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.<br />
<br />
Hatalarını daha az düzeltir,<br />
onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.<br />
<br />
Onu sadece gözlerimle izler,<br />
saat kısıtlamaları koymazdım.<br />
<br />
Daha bilgili olmaya çalışır,<br />
daha çok şefkat gösterirdim.<br />
<br />
Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar,<br />
uçurtmalar uçururdum.<br />
<br />
Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine,<br />
onunla oyun oynardım.<br />
<br />
Onunla kırlarda koşar,<br />
yıldızları seyrederdim.<br />
<br />
Onunla daha az çekişir,<br />
ona daha çok sarılırdım.<br />
<br />
Önce benlik saygısı kazanmasını sağlar,<br />
sonra bir ev almaya çalışırdım.<br />
<br />
Ona her zaman katı davranmaz,<br />
onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim.<br />
<br />
Güç konusunda daha az ders verir,<br />
sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim.<br />
<br />
Diane LOOMANS]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MÜMKÜN OLSAYDI...<br />
Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı:<br />
<br />
Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine,<br />
parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.<br />
<br />
Hatalarını daha az düzeltir,<br />
onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.<br />
<br />
Onu sadece gözlerimle izler,<br />
saat kısıtlamaları koymazdım.<br />
<br />
Daha bilgili olmaya çalışır,<br />
daha çok şefkat gösterirdim.<br />
<br />
Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar,<br />
uçurtmalar uçururdum.<br />
<br />
Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine,<br />
onunla oyun oynardım.<br />
<br />
Onunla kırlarda koşar,<br />
yıldızları seyrederdim.<br />
<br />
Onunla daha az çekişir,<br />
ona daha çok sarılırdım.<br />
<br />
Önce benlik saygısı kazanmasını sağlar,<br />
sonra bir ev almaya çalışırdım.<br />
<br />
Ona her zaman katı davranmaz,<br />
onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim.<br />
<br />
Güç konusunda daha az ders verir,<br />
sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim.<br />
<br />
Diane LOOMANS]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Obezite nedir? Obezlik nasıl anlaşılır?]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-obezite-nedir-obezlik-nasil-anlasilir.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 08:48:40 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-obezite-nedir-obezlik-nasil-anlasilir.html</guid>
			<description><![CDATA[Ülkecek giderek şişmanlıyoruz ve şeker hastalığı vb metabolik sendromlar çok erken yaşlardki kişilerde de görülmeye başladı... Genetik yapımız obeziteye meyilli olduğu için ve teknolojinin nimetlerinden yararlanayım derken herkes kendine +10'lu kilolar almaya başladı. Sağlıklı yaşam için öncelikle aşırı kilonun baş düşmanımız olduğu gerçeğini kabul edip bununla ilgili bilinçlenerek mücadele etmeliyiz.<br />
<br />
Tek başımıza mücadele etmek işe yaramıyor, hatta kendimize, bilinçsizce yaptığımız diyetlerden d olayı zarar veriyoruz. Bu yüzden mutlaka bir diyetisyen ve endokrinolog kontrolünde zayıflamamız önemli...<br />
<br />
En önemli nokta da psikolojimiz... Stres şişmanlatıyor. Üzüntüden sıkıntıdan uzak durmak sağlığınız açısından önemli... Gerekiyorsa Obezite tedavisi esnasında bir psikiyatri uzmanından da destek alabilirsiniz.<br />
<br />
Vücut yağ oranın artmasına obezite deniyor. Vücut yağı normal erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’ini Kadınlarda ise %20-25’ini oluşturmaktadır. Erkeklerde bu oran %25’i kadınlarda ise %35’i geçerse obezite oluşur. Çocuklarda ise boy-kilo cetveline göre 95 persentilin üzerine çıkması durumunda obeziteden bahsedilir.<br />
<br />
OBEZ: Şişman.<br />
<br />
OBEZİTE: Şişmanlık.<br />
<br />
Hangi doktora başvurmalıyım?<br />
<br />
Guatr veya tiroid hastaligi, boy kisaligi, tüylenme, kemik erimesi,nodul, tiroid kanserleri, obezite, zayiflama, diyet , gizli şeker, metabolizma, aşırı terleme, kemik erimesi, paratiroid,  hipoglisemi, şeker düşüklüğü, Şeker Hastalığı (diyabet), prolaktin, polikistik over  ve diğer hormon hastalıkları  tanı ve tedavisi  için  <span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF4500;">Endokrin Uzmanına</span></span> başvurunuz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ülkecek giderek şişmanlıyoruz ve şeker hastalığı vb metabolik sendromlar çok erken yaşlardki kişilerde de görülmeye başladı... Genetik yapımız obeziteye meyilli olduğu için ve teknolojinin nimetlerinden yararlanayım derken herkes kendine +10'lu kilolar almaya başladı. Sağlıklı yaşam için öncelikle aşırı kilonun baş düşmanımız olduğu gerçeğini kabul edip bununla ilgili bilinçlenerek mücadele etmeliyiz.<br />
<br />
Tek başımıza mücadele etmek işe yaramıyor, hatta kendimize, bilinçsizce yaptığımız diyetlerden d olayı zarar veriyoruz. Bu yüzden mutlaka bir diyetisyen ve endokrinolog kontrolünde zayıflamamız önemli...<br />
<br />
En önemli nokta da psikolojimiz... Stres şişmanlatıyor. Üzüntüden sıkıntıdan uzak durmak sağlığınız açısından önemli... Gerekiyorsa Obezite tedavisi esnasında bir psikiyatri uzmanından da destek alabilirsiniz.<br />
<br />
Vücut yağ oranın artmasına obezite deniyor. Vücut yağı normal erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’ini Kadınlarda ise %20-25’ini oluşturmaktadır. Erkeklerde bu oran %25’i kadınlarda ise %35’i geçerse obezite oluşur. Çocuklarda ise boy-kilo cetveline göre 95 persentilin üzerine çıkması durumunda obeziteden bahsedilir.<br />
<br />
OBEZ: Şişman.<br />
<br />
OBEZİTE: Şişmanlık.<br />
<br />
Hangi doktora başvurmalıyım?<br />
<br />
Guatr veya tiroid hastaligi, boy kisaligi, tüylenme, kemik erimesi,nodul, tiroid kanserleri, obezite, zayiflama, diyet , gizli şeker, metabolizma, aşırı terleme, kemik erimesi, paratiroid,  hipoglisemi, şeker düşüklüğü, Şeker Hastalığı (diyabet), prolaktin, polikistik over  ve diğer hormon hastalıkları  tanı ve tedavisi  için  <span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF4500;">Endokrin Uzmanına</span></span> başvurunuz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2011'de Hangi GSM Operatörü Numara Taşımada Birinci Oldu?]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-2011-de-hangi-gsm-operatoru-numara-tasimada-birinci-oldu.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 10:14:22 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-2011-de-hangi-gsm-operatoru-numara-tasimada-birinci-oldu.html</guid>
			<description><![CDATA[2011'de Türkiye'de Numara Taşımada birinci operatör Avea oldu. Sosyal medyada paylaşılan Avea reklamı şu sloganla komik yorumlar almaya devam ediyor. İzleyelim:<br />
<br />
Avealı olmayan çocugun düştüğü halleri gören 510.000 kişi Avea'ya geçti. Avea yıla damgasını vurdu, numara taşımada birinciliğe yerleşti! Teşekkürler Fasülye! Teşekkürler Türkiye!<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<object type="application/x-shockwave-flash" class="video_embed" style="width: 450px; height: 366px;" data="http://www.youtube.com/v/BilKTgQjq_Y"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/BilKTgQjq_Y" /></object><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2011'de Türkiye'de Numara Taşımada birinci operatör Avea oldu. Sosyal medyada paylaşılan Avea reklamı şu sloganla komik yorumlar almaya devam ediyor. İzleyelim:<br />
<br />
Avealı olmayan çocugun düştüğü halleri gören 510.000 kişi Avea'ya geçti. Avea yıla damgasını vurdu, numara taşımada birinciliğe yerleşti! Teşekkürler Fasülye! Teşekkürler Türkiye!<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<object type="application/x-shockwave-flash" class="video_embed" style="width: 450px; height: 366px;" data="http://www.youtube.com/v/BilKTgQjq_Y"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/BilKTgQjq_Y" /></object><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2012'de kıyamet kopacak mı?]]></title>
			<link>http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-2012-de-kiyamet-kopacak-mi.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 10:08:38 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.kirklareliuniversitesi.net/konu-universite-2012-de-kiyamet-kopacak-mi.html</guid>
			<description><![CDATA[NASA'dan süper haber <img src="images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Maya takviminin bitiş tarihi 2012'de kıyamet kopacağına dair yapılan tüm çığırtkan sipüritüel gibi birşeye tutkuyla bağlanan kişilerin iddiaları bir kez daha bilimsel olarak yalanlandı. <br />
Hiç bir bilimsel veriye dayandırılmadan sadece nevrotik eğilimlerle yayılan bu ilginç iddianın yalanlanması gerçekten sevindirici oldu. Çünkü değişik dini inançları olan ve kendinin peygamber vb olduğunu iddia eden bazı kişilere tapınan insan topluluklarının toplu eylemleriyle dolu bir yıl geçirmek zorunda kalmamak iyi olacak. Zaten ülkem insanının yeterince sorunu varken bir de nereden geldiği belli olmayan tipi bozuk söylentilerle daha fazla midesinin bulanmasına gerek yok diye düşünüyorum.<br />
<br />
Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), 2012'de bir kara delik tarafından yutulacağımız iddiaları ve diğer iddiaları çürüten makalelerin arasına yenisini ekledi. İşte NASA'nın açıklamaları:<br />
<br />
- "Kış gündönümünün, yıldızların veya yeryüzü dışındaki herhangi bir cismin hareketleri ile ilgisi yoktur. Bu sadece dünyanın Kuzey Kutbu'nun güneşten en uzak noktaya gitmesidir."<br />
<br />
- "Kara deliğin yerçekimi etkisinin bizi içine çekmesinin imkanı yok. Samanyolu kara değilinden 165 katrilyon mil uzaktayız. Ve aslında ona en yakın olduğumuz zaman, kış gündönümü değil, yaz gündönümü."<br />
<br />
Buradan ise dünyanın sonunu herhangi bir takvime bağlamamamız gerektiği çıkıyor. Şüphesiz, dünyanın da bir ömrü var, ancak her durumu isabetli bir biçimde tahmin edecek bilgiye sahip değiliz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[NASA'dan süper haber <img src="images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Maya takviminin bitiş tarihi 2012'de kıyamet kopacağına dair yapılan tüm çığırtkan sipüritüel gibi birşeye tutkuyla bağlanan kişilerin iddiaları bir kez daha bilimsel olarak yalanlandı. <br />
Hiç bir bilimsel veriye dayandırılmadan sadece nevrotik eğilimlerle yayılan bu ilginç iddianın yalanlanması gerçekten sevindirici oldu. Çünkü değişik dini inançları olan ve kendinin peygamber vb olduğunu iddia eden bazı kişilere tapınan insan topluluklarının toplu eylemleriyle dolu bir yıl geçirmek zorunda kalmamak iyi olacak. Zaten ülkem insanının yeterince sorunu varken bir de nereden geldiği belli olmayan tipi bozuk söylentilerle daha fazla midesinin bulanmasına gerek yok diye düşünüyorum.<br />
<br />
Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), 2012'de bir kara delik tarafından yutulacağımız iddiaları ve diğer iddiaları çürüten makalelerin arasına yenisini ekledi. İşte NASA'nın açıklamaları:<br />
<br />
- "Kış gündönümünün, yıldızların veya yeryüzü dışındaki herhangi bir cismin hareketleri ile ilgisi yoktur. Bu sadece dünyanın Kuzey Kutbu'nun güneşten en uzak noktaya gitmesidir."<br />
<br />
- "Kara deliğin yerçekimi etkisinin bizi içine çekmesinin imkanı yok. Samanyolu kara değilinden 165 katrilyon mil uzaktayız. Ve aslında ona en yakın olduğumuz zaman, kış gündönümü değil, yaz gündönümü."<br />
<br />
Buradan ise dünyanın sonunu herhangi bir takvime bağlamamamız gerektiği çıkıyor. Şüphesiz, dünyanın da bir ömrü var, ancak her durumu isabetli bir biçimde tahmin edecek bilgiye sahip değiliz.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
